Göster ama elletme mantığıyla dinler arası diyalog


Nur Çakır kullanıcısının resmi

Nur Çakır - Posted on 17 Haziran 2009

Bir dinler arası diyalog saçmalığı tutturulmuş gidiliyor. Ve buna çeşitli ayetler hadisler olaylar tevil edilerek alet ediliyor. Bunlardan biri de Hudeybiye antlaşması. Hudeybiye antlaşmasını, Resulullah, diyaloğu savaşa tercih etti, ne pahasına olursa olsun savaşmadan diyaloğa girerek, konuşarak barış imzaladı diyerek ve dahası Fetih suresi’ndeki müjde ayetlerini bu diyaloğa verilmiş birer hediye olarak gösterip, bu bir çok açıdan çok önemli ve Müslümanlar için dönüm noktası olan antlaşmayı da istedikleri gibi görmeyi (göstermeyi) başarmışlar.

Eğer Hudeybiye'yi bir bütün olarak ele alırsak görürüz ki, ilk olarak Resulullah Mekke'ye "Kabe'yi ziyaret" amaçlı yola çıkıyordu. Daha sonra müşriklerin buna izin vermemeleri ile Hz. Osman'ı durumlarını öğrenmek üzere yanlarına göndermiş ve O'nun geri gelmemesi ve öldürüldü haberinin yayılmasıyla "savaş" için sahabelerden biat almıştı. Fetih suresinde bu biat için şöyle buyrulur:“Her halde sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli (kudreti) onların elleri üstündedir. Onun için her kim cayarsa yalnızca kendi aleyhine caymış olur. Her kim de Allah'a verdiği sözü yerine getirirse O da ona yarın büyük bir mükafat verecektir. (Fetih/10) Yani Resulullah ve sahabeler İslam'a , Müslümanlara yapılan en ufak bir saldırıda hiç çekinmeden gözünü kırpmadan savaşmaya hazırdı. Sonra olayın asılsız olduğu anlaşılınca müşrikler ile bir antlaşma yapıldı. Lâkin bu antlaşma bir "savaşmama antlaşması" idi. İslam'a Müslüman’lara saldırmama ve onların her türlü ilişkilerine (ticari, ailevi) izin verme antlaşması idi. Yani bu antlaşma, onların dinlerini putlarını kabul etme antlaşması değildi. Siz ne yaparsanız yapın biz bütün zulme razıyız yeterki diyalog kuralım, barış olsun denilmedi. Eğer siz İslam'a Allah'a Resulullah'a saldırırsanız gözümüzü bile kırpmayız canımız ortadadır denildi. Antlaşmanın en büyük önemi ise müşriklerin ilk kez İslam devletini kabul etmesidir. Ve bunun sonucunda da bir çok fetihler zaferler kazanılmış, Müslümanların sayısı katlanarak artmıştır. Bu fetihlerin sebebi iddia edildiği gibi Resulullah'ın her ne şartta olursa olsun diyaloğu tercih ettiği yani onların dinlerini kabul ettiği için değil, gerektiği gibi yapılan tebliğ ve islam fetihleridir.

Peki şimdi...

Dünyada Müslamanlara yapılan zulüm almış başını gitmiş. Küfür dört koldan iş başında...

Ve sen tecavüze uğrayan kadınlara rağmen,

Sen başlarına bombalar yağdırılan öldürülen parça parça edilen çocuklara rağmen,

Sen kafasına çuval geçirilip sürüklenen, aşağılanan, görülmedik iğrençlik ve işkence gören binlerce insana rağmen,

Sen Resulullah'a, dinine yapılan onca hakarete saldırıya rağmen,

Sen Allah katında (tek) hak din İslam'dır ayetine rağmen ne yapacaksın?

Papaz ve hahamların etrafında dönen, kendilerinin uydurdukları inançları din olarak kabul edip diyeceksin ki ben dinler arası diyalog kuracağım ve bu zulmu savunan, bekçilik eden, papazla hahamla bilmem ne piskoposuyla oturacağım aynı masaya tebliğimi yapıyorum diyeceksin. Dinimi tanıtıyorum onlarla fikir alış verişi yapıyorum diyeceksin. Ben barış insanıyım, İslam hoşgörü dinidir de deyip kılıfını uyduracaksın. Yani çocuk da yaparım kariyer de diyeceksin. Ama reklamları oynamıyoruz. Hem Resulullah ümmeti ol, hem de O'na hakaretler eden, yok sayan ,İslam'a küfürler yağdıranlarla, Müslüman kardeşlerini öldürenlerle beraber otur aynı masaya. Sebep? Tebliğ. Esnek olmak lazım diyerek inancından taviz vereceksin, tebliğ için diyerek bunları sineye çekerim diyeceksin. Tam olarak buna da göster ama elletme mantığı derler efendiler. Ve bütün bunlarla beraber bir de bu diyalog saçmalığı altında küfre gösterdiğin hoşgörünün binde birini sana gerçekleri anlatmaya çalışan "din kardeşine"göstermeyeceksin.. Ufak bir eleştiri karşısında tırnaklarını çıkartıp saldırıya geçmekten, yok saymaktan geri durmayacaksın. Hani senin savunduğun hoşgörün, tebliğ amacın demezler mi adama?. Hani senin inandığın din, nasıl bir ümmet anlayışı demezler mi? Taviz tavizi doğurur ki sende sana ait ne kalmış demezler mi?

Bu gibi sahnelerde ilk aklıma Hariciler gelir. Hüküm Allah'ındır derlerdi. O kadar ibadet ehliydiler ki, alınları namaz kılmaktan nasırlaşmıştı. Kur'an ellerinden düşmezdi. Peki durumları ne oldu? Ortada. Bunlar ve bunlar gibi Allah'ın kitabına göre hareket ediyoruz diyerek sapanlar sapıtanlar, işlerine geldiği hareket edenler oldu tarihte. Şu an da değişik şekillerde değişik planlarla sahnede bu gruplar. Din ayet hadis diyerek sömüren, farkında olarak ya da olmayarak sömürülen gruplar. Kendilerinden olmayanları yalanlayan, kendi gibi düşünmeyen herkese kapılarını kapatan gruplar. Küfrün zulmün bekçiliğini yapan, altına kendi imzalarını atmaktan çekinmeyen gruplar. Ve bütün bunları yaparken de biz Allah'ın kitabına göre hareket ediyoruz diyen gruplar. Zavallı, korkak, gözleri kör gruplar... Sadece biz biliyoruz diyen yüksek akıllı yaratık gruplar... İki cümleyi kopyala yapıştır yaparak, putlaştırdıkları alimlerin birkaç sözünü ezberleyip ısıtıp ısıtıp sunan taklitçi gruplar... Bunlar uzar gider, Allah uzak ede bizden...

...

Demem o ki...

Eğer Müslümanım diyorsan olaylara çıkarsız Allah’ın emrettiği şekilde yaklaşıp İslam'ı dimdik durarak, ezilmeden, büzülmeden, taviz vermeden Resulullah gibi savunabilmelisin. Gerektiği yerde gerektiği gibi yapmalısın tebliğini. Ne kendini ne başkalarını kandırmayıp gülünç duruma düşmemelisin. Dostunu düşmanı konumunu bilmelisin. Tıpkı ayette buyurulduğu gibi ;

“Ey iman edenler, yahudilerle hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden her kim onlara yardaklık ederse, muhakkak o da onlardandır. Allah ise zulmedenleri doğru yola çıkarmaz.” (Maide/51)

muratsolgun kullanıcısının resmi

kuvvetli bir metin okudum
teşekkürler

MS

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.
  • Sign in using Facebook

Kimler yeni

  • dil-imecruh
  • serkan dundar
  • Bilge Kral
  • Haşim
  • askafko

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrimiçi.

Tags in Makale Etiketleri