Tik tak tik tak
Saatler oynaşmakta zamanla
Tik tak tik tak
Beynimin unutulmuşlar odasında
Bir hatıra mezarından uyanmakta
Gözleri tavana dikilmiş bir mızrak
Sanki capcanlı yeniden nefes alacak
Tik tak tik tak
Saatler oynaşmakta zamanla
Tik tak tik tak
Bütünlük ve tutarlılık dedi adam
Bütünün neyi tutuyoruz diye sordu çocuk
Sustu ve ufka baktı adam boğazdaydık
Tik tak Tik tak
Sigaramın ucunda umumiyetle efkar,
Forever nidaları eşliğinde gözlerim
Fırlar yuvalarından boşluğa sarkar
Tik tak tik tak
Görsel bir boşluğun havanında
İmgelemleri öldürmekteyim
Tik tak tik tak
Yaklaştıkça zamanı göremezsin
Süzülür okyanuslardan sesin
Sadece kendin duyar öfkelenirsin
Tik tak tik tak
Mao’ya söyleyin durdursun işkenceyi
Yoksa çıldırıverip, kan akıtacağım
Mumyalanmış bir cinnetten
Ses tellerini anastetik bir operasyonla
Yüzyıl savaşlarına duyurmadan alacağım
Tik tak tik tak
Tramvay geliyor çekilin yoldan
Beni de çekin İstiklalde bana sormadan
Geri sayım yok, ani olsun her şey
İteleyiverin dizlerimin üzerine
3 2 1 Motor. Horozu uyanmış tabanca
Hangi birimizi kurtaracak post modern kumpastan
Tik tak tik tak
Biri uzaklaştırsın beni zamandan
Tik tak tik tak
Eş anlamlı kelimeler buldum lügatte
Her biri ses bakımından yalnızdı
Tik tak tik tak
Akrep ve yelkovandı her biri
Tozlanmış sayfalarda birbiri yanında
Biri diğerini anlam olarak kovalamaktaydı
Tik tak tik tak
Sesteş kelimeler buldum sözlükte
Resmi olarak hepsi, anlamca bana benziyordu
Tik tak tik tak
Ne vakit elime alıp sorsam kendimi
Her biri ses telleri sökülmüş gibi susuyordu.
Tik tak tik tak
Saatler oynaşmakta zamanla
Tik tak tik tak
Saatleri ayarlama enstitüsü kapanmış
Unutulmuşlar odasından çıkıp gelen hatıra
Bir yanı hüzün bir yanı neşeyle sarmalanmış
Kapımı çalmakta
Tik tak tik tak tak tak tak…
18.08.2008
Sefaköy / İstanbul