Terbiyesizce

atUnutmadan, alışmadan, terbiyesizce…

Alışmak ve unutmak eylemleri, insan yaşamını kolaylaştıran ve uyumu sağlayan bir işleyiş temin eder. İnsan, yaradılışı gereği kendisine sunulan bu tür kolaylıkları hemen kullanma yolunu seçer. Böylece yeni durumlar karşısında karşılaşacağı olası sıkıntıları engellemeyi düşünür. Taviz vermekten ve vazgeçmekten çekinmez. Neleri kaybettiğini düşünmez bile. O, kendini hep kazançlı sayar. Oysa direnmek ve dayanmak eylemleri de en az alışmak ve unutmak kadar insanlar içindir. Nedense bu eylemler az tercih edilirler. Pek akla yakın tutulmazlar.

Unutmak insanı özden uzaklaştırır. Özden uzaklaşan yanılgıya teslim olur. Yanılgı insanı korkuya sürükler. Korku bencilleştirir. Bencilliği insana her şeyi yaptırabilir. En sevdiklerini bu yüzden unutur. Değerlerinden vazgeçişinin altında bu gerçek yatar.

Alışmaya direnmek ve vazgeçmemek, unutmamak insanı hasta edebilir, başına birçok iş açabilir. Terbiye edilemeyişi insanın ölmesiyle sonlanabilir. (Terbiye edilemeyenin yok edilmesi istenir.) Ama ben unutmadım, vazgeçmedim diyebilir insan. O’na sunulan bir hayatı değil kendi tercih ettiği bir hayatı yaşamak derdinde olduğunu alışmaya çabalamayarak gösterebilir.

Değişim dediğimiz şeyle bir ilgisi yoktur bu işin. Değişmek bir tercih meselesidir. Dayatma eyleminden bahsedilemez. Değişim ancak unutmadan ve yine alışmadan gerçekleşebilir. Yani bir direnci gerektirir. Değişmekten kastedilen unutmak, vazgeçmek ve dayatılan bir şeyi kabul etmekse bu bir yanılgıdır. Unutmak ve alışmak mutlaka bizi bu sonuca götürecektir. Oysa direnmek, dayanmak ve terbiyesizce yaşamak özgürlüğümüzü temin edecektir.

Terbiyesizce yaşamak kolay değildir. “Ahlaksız” ve “terbiyesiz” birbirinden farklı şeylerdir. Bu ikisi kötü bir şekilde karıştırılabilir. Terbiye edilemeyen kişi erdem sahibidir. Özgürlüğüne teslim olmuştur. Özü-gür olmaya hiçbir şeyi değişmemeyi düstur edinmiştir. Unutmamak ve alışmamak O’na öz-ün gürlüğünü sağlamıştır. Ahlaksız ise dürüst davranmayan kişidir.

Vahşi atlar vardır. Onlar savaşçıdırlar. Özgürlükleri onları yaşamda tutan en önemli şeydir. Onları yeni bir yaşama, yeni yerlere alıştıramazsınız. Çünkü yeni bir yerde yaşayamazlar. Vatanları tektir. Tek olduğu için vatandır ve değiştirilemezdir. Terbiye edemezsiniz onları. Özlerini unutturamazsınız. Bunun böyle oluşu onların dağlarda doğup, büyüyüp, oraları benimsemelerinden değildir. Onlar zaten öyledirler. Yani her dağda doğup büyüyen için aynı şeyleri söylemek mümkün değildir. Onlar en başından beri ehlileştirilemeyen bir soyun devamı olmuşlardır. Alışmaya direnmişler, özgürlüğü tercih etmişlerdir. Unutmaya ve alışmaya direnerek; terbiyesizce bir yaşamı seçmişlerdir.

Yaşamaya değer bulmuşlardır, unutmadan, alışmadan, terbiyesizce bir yaşamı.

One Trackback

  1. [...] Terbiyesizce Onlar en başından beri ehlileştirilemeyen bir soyun devamı olmuşlardır. Alışmaya direnmişler, özgürlüğü tercih etmişlerdir. Unutmaya ve alışmaya direnerek; terbiyesizce bir yaşamı seçmişlerdir. [...]

Yorum Yapın

Eposta adresi yayınlanmaz/paylaşılmaz. * işaretli alanlar doldurulmalıdır.

*
*