Galeri
-
Meta
-
Son Yazılar
Popüler Yazılar
- Malifulle İllüstrasyonları
- Galeri
- Sakallı Unakıtan
- hepimiz malifulleciyiz
- Somalili Mülteci Çocuklar
- Tik tak tik tak tak tak....
- İnşirah Yüreklerimize İnşirah
- Alev Alatlı'nın yayımlanmayan yazısı, Fidel Castro ve bir tellal ve TiMedya
- O KADIN BU KADIN GELİP GEÇER
- Bu dünyada iki türlü insan var: Pırasa sevenler ve pırasa sevmeyenler!
Kategoriler
Yorumlar
- fatima: Ya bu site benim kalbime çok iyi geliyor. İnş...
- admin: Muttakiler yalan söyler mi : ) söylemeyin ef...
- UGraSHAMAN: ".. O halde nereye dönerseniz Allah’ın vechi ...
- UGraSHAMAN: adem'e dedim n'aber? iyilik güzellik dedi. ...
- Gupsem Duru: ‘’Derim ya sana hep sevgiden gelirsin diye.Ha...
Etiketler
çocuk ölüm üniversite Şiir Aşk ahlak AKP ayet başörtüsü bilim Cahit Zarifoğlu Cuma Press Düşünce dünya dünya sistemi deli deneme doğum günü dua en çok okunanlar Fidel Castro film Fotoğraf Güncel gündem gece haber harekat hikaye insan izmir kadın kalp Müzik Malifulle medya resim SİYASET sevgi Sinema sistem Türban top 10 yıldız Zaman
Etiket Arşivi: hikaye
Meryem’i Ararken
14 Ağustos 2008 – 20:31
Bana ait olmayan rüyalardan kurtulmalıydım. Ruhların darbelendiği, sığınağın gizlendiği bu yerden çıkmalıydım. Suyun akışına yumruklar atmalıydım. Yüreğine hüzünleri gergef gibi işleyen kadınları bulmalıydım. Bilmek ne ifade edebilir ki ? Bulanlar kaybettiklerini hatırlamasalar da ruhlarını bir başka diyarda arayabilirler miydi? Meryem’i bulmalıydım, suyun rüyasına dalmalıydım. Meryem sudan da duru; Meryem sudan da elzem! Meryem’i aldım düşlerime. Günlerimi Meryem yaptım. Pervanelerin kanatlarına takılıp o hüzünlü kadınların diyarına uçtum. Yandığımı sandım ama hiç yanmadım! Devamını Oku
Deniz Kızı Hikâyesi 2
11 Mayıs 2008 – 12:11
Adam varmış deniz kıyısına. Atlamış küçücük gemisine, açılmış dalgalara. Deniz kızının peşine mi? Bulmaya mı? Yok olmaya mı? Neye?
Yüzleşmeye. Korkusu ile yüzleşmeye. Yüreğinin en ücrasına kovduğu gerçeği ile çarpışmaya. Adamın sonra diline bir türkü dolanmış.. “Ah küçücük gemi, sulara attın şimdi kendini delisin..” Dinlemiş de kaybolmuş.. Devamını Oku
Küçük kız(lar)…
1 Nisan 2008 – 14:13
Gece olmuş sabah ışıklarına bir iki saat kalmıştı. Alacakaranlık_aydınlığın içindeki karanlık_karanlığın içindeki aydınlık içinden çıkamadığı denklemler gibiydi! Biliyordu küçük kız iki kere ikinin dört etmediğini. Neden dört ki emin miydiler? Herkesin kalıbını bastığı sonuç onun uçurumuydu. Oda biliyordu hiç bir zaman hayat da yeri olmadığını. Uçurumunda dolaşmaktan zevk alıyordu oysa. Kayaların arasına sıkışmış bir krizantem çiçeğiydi o!Müziğin ruh dalgalanmasını yasardı çoğu zaman içinde. Ama müzik olmayı da hiç bir zaman başaramadı. Başarısızların maskeli kahramanıydı. Hayat da yer alıp ta dışında kalmak. Çatlak kâhkalarıyla kurduğu ilişkileri maskesini düşüremiyordu. Herkesin kalıbını sevimli bulduğu sevimsizlerin kraliçesi… Tahammülü yoktu en çok kendine…
Devamını Oku