En azından bir kaç gün.. Büyük kıyma makinelerinden geçen kollar, bacaklar. Berber koltuğunda bir ustura darbesiyle boğazı kesilerek ayak mekanizmasıyla bir çırpıda mezbahaneye itiliveren, alt kattaki Bayan Lovett’ın enfes yağlı börekleri, mis gibi turtalarına harç olsun diye gırtlaklanan kurbanlar.
Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi
Tür: Müzikal / Gerilim
Süre: 1 saat, 56 dk
Yönetmen: Tim Burton
Bir zamanlar Londra’nın meşhur bir berberi olan Benjamin Barker (Johnny Depp), minik kızı ve güzeller güzeli cillop gibi hatunuyla gezmektedir. Herşey Yargıç Turpin’in balkon sefası yaparken berber Barker’in karısına tenafir gözlerle bakmasıyla başlar. Oracıkta uyduruk bir suçlamayla yakalanan saf berber pisipisine karısından ve çocuğundan 15 sene uzak kalacaktır.
Londra’ya bir denizcinin yardımıyla geri dönen Barker, intikam ateşiyle yanıp tutuşan bir acımasıza dönüşerek, Sweeney Todd ismiyle mahallesine ayak basmıştır. Karnını doyurmak üzere girdiği Börekçi ve unlu mamüller dükkanı –ki bir zamanlar ki mutlu mesut yuvasının bir alt katıdır- sahibesi Bayan Lovett (Helena Bonham Carter)’la tanışır. Lovett, pek maharetli biri değildir, kazık gibi börekler, hamurişine bulanmış böceklerle pek siftah da yapamamaktadır. Gönlü de berbere boş değildir. Sweeney Todd’a karısının Vali Turpin’in hışmından kaçamayıp kendini arsenikleyerek intihar ettiğini söyler.
O sıra kızı büyümüş, anasına bak kızını al diyecek cinsten serpilmiştir. Vali Turpin törpülenmemiştir. Şimdi de gözünü evlatlığına dikmiştir. Sweeney Todd, Londra’da tekrar ünlü bir berber olarak tanınmaya başlar. Bayan Lovett’ın işleri kesat gitmektedir ve bir anlaşma yaparlar. Berber tıraşı gelip de kendini berber koltuğuna huzurla teslim eden kurbanı boğazından hırtlaklayıp –taki sıra Yargıç Turpin’e gelene dek- kan dökecek, Lovett da israf etmeyip etli börekler yağlı çörekler pişirecektir.
Nitekim Sweeney amacına ulaşır, fakat o da nesi. Öldürdüğü kurbanların arasında –intihar etti diye bildiği eşi- de vardır. Nasıl bir trajedidir, nasıl tanıyamadım, oh my god diyerekten bütün hışmını kendisine karısının öldüğü yalanınını söylerek kirli emellerine alet eden Bayan Lovett’a yönelten Şeytan berber onu diğerlerinden farklı olarak cayır cayır yanan kazana atacaktır. Filmin sonunda yanlarına çırak olarak aldıkları ufaklık da berberi hırtlaklar. Kızı da muhtemelen kurtulmuştur ama biz seyirciler o kısmısını göremeyiz.
Kıymalı börek yemekten soğutabileceği gibi, her erkeğin berber koltuğuna otururken yüreciğinde taşıdığı ‘ustura korkusu’nu da sinema perdesine taşıyan yönetmen Tim Burton’a sevgiler. Filmde Bayan Lovett’ı canlandıran Helena Carter’ı da ayrıca beğenirim. Zaten Tim’le evlilermiş bir de çocukları varmış Allah bağışlasın. Helena’ya bu roller çok iyi gidiyor. Dövüş Kulübü ve Ölü Gelin(animasyon)’deki performansını bu filmde de görüyoruz.
2 Yorum
ben yerim:) fear factor’vari filmleri sevmem de:)
sizde bütün filmi anlatmışsınız ne gerek kaldı izlemeye.