Sakallı Unakıtan

7-11 Mayıs 2008 tarihlerinde 23.Türkiye Maliye Sempozyumu Antalya / Belek’te Xanadu Hotel’de yapıldı. Her yıl yapılan bu sempozyuma yine üniversitelerin maliye bilim insanlarından Maliye Bakanlığı üst düzey personeline kadar geniş bir katılım oldu. Sempozyumu kaçırmayanlar arasında Maliye Bakanı da vardı. Eşi ve torununu da getiren Unakıtan hotelde iki gün eğlence dolu zaman geçirdi. İlk akşam gala yemeği (O da neyse ?) düzenlenmişti. Saatler süren bu yemek esnasında şarkıcı bir amca değişik dillerde şarkılar söyledi. Maliye Bakanı’nın eşi masalarına yaklaşan şarkıcı amcanın elinden mikrofonu alarak eşine dönüp şarkı söylemeye başladı. Öyle içtendi ki sanki liseli aşıklar gibiydiler. Tabi bakan da etkilenerek eşinin söylediği şarkıya eşlik etmeye başladı. Saatler süren yemeğin sonuna doğru kumrular dayanamayıp bir de dans ettiler. Tabi bütün bunlar bizi ilgilendirir mi ilgilendirmez mi bilmiyorum ama bu durum beni değişik duygular içine itti. Biraz öfkelendim ve biraz da üzüldüm. Eşinin kafasına sıktığı çapıt için hiçbir şey demek istemiyorum. Sadece onun “başörtüsü” olduğunu düşünmesinden korkuyorum. Bu yazıya Kemal Unakıtan’ın sakallı bir resmini ve gala yemeğinde çekilmiş taze iki resmini ekledim. Şimdi gelelim asıl rahatsızlık veren meseleye..

Maliye Sempozyumu yapıldı ve bitti. Sempozyumun yapıldığı hotel bundan öncekilerin de olduğu gibi son derece lüks ve pahalı. Sıradan vatandaşın semtine bile uğraması mümkün değil normal şartlarda. Ancak işçi olarak öyle hotellere girebilirler. Belek’te bulunan bütün hoteller çok pahalı. High-Class iki kişilik oda 750$. Ancak geceliği sezona göre 200-400 YTL arasında kalınabilir. Bu şekilde kalındığında bazı hizmetler için ek ücretler ödenmesi gerekir. Ancak sempozyuma katılanlar toplam dört gün için en fazla 160 YTL ödüyor. Tabi bilimsel faaliyetler yürütüldüğü için kalan tutarı Maliye Bakanlığı finanse ediyor. Sempozyum takip edildiğinde tebliğlerin sunulduğu oturumlara katılımın çok düşük olduğu gözleniyor. Yani katılımcılar için eşsiz bir tatil fırsatı doğmuş oluyor devlet imkanlarıyla. Normal şartlarda bir memurun gelirinden önemli bir pay ayırması gerekir böyle bir tatil için. Bu gösterişli sempozyumu Hacette Üniveristesi düzenledi bu yıl. Ayrıntılı bilgilere bu üniversitenin sitesinden ulaşmak mümkün. Bilimsel faaliyetlerin gerçeklerden ve halktan uzaklaştırılarak bu tür ortamlarda yine halkın parasıyla yapılması ve son derece verimsiz gerçekleştirilmesi yöneticileri ve akademik camiayı hiç mi hiç rahatsız etmemektedir. Bilakis herkes halinden memnun bu tatil fırsatını değerlendirmektedir. Hatta şimdiden önümüzdeki yıl yapılacak sempozyum için ağız suyu akıtılmaktadır. Maliye bakanımız da halinden memnun ve açık seçik olan bu verimsizliği ve israfı görmezden gelmektedir. Dışarıdan bakıldığında çok görkemli bir faaliyet göze çarpıyor. OECD ve IMF’den birer temsilci tebliğ sunuyor kendi dillerinde ve simultane çevirisini kulaklıklar vasıtasıyla dinliyor katılımcılar. Çay kahve ve kurabiyeler eksik olmuyor geniş ve görkemli hazırlanmış salonun önünde. Ayak üstü muhabbetler, koltuklar kabarmış aman da aman.. Çoğunluğu da bu esnada ya havuzda ya da denizde bronzlaşıyor, yüzüyor veya jakuzide masaj yapıyor vücudunun çeşitli yerlerine. Ayrılık vakti gelirken sempozyumdan çok hotel ile ilgili yorumlar yapılıyor. Sempozyum ile ilgili yorum yapılması zor çünkü katılan az. Yorumlar da hotel ile ilgili olunca gayet olumlu oluyor:

- “Güzel bir sempozyum oldu canım ama mutfak önceki yılki hotelin mutfağı kadar zengin değildi.”

-”Yok yok güzeldi bence hem de bu hotel şimdiye kadar gittiğimiz en iyi hotellerden biriydi.”

-”Önümüzdeki yıl bakalım nerede yapılacak merak ediyorum.”

-”Bence yine Fethiye’de Letoonia’da yapılsın. Orası süperdi.”

Bir sempozyum daha geldi geçti ve geriye kalan bu konuşmalardan ibaret. Milli gelirimiz artıyor. Herşey iyiye gidiyor. Müslümanlar iktidarda. Artık birşeyler değişiyor Türkiye’de. Yürüyün… Çağdaş uygarlık düzeyine az kaldı…

3 Yorum

  1. UGraSHAMAN
    Tarihi 15 Mayıs 2008 , 18:02 | Kalıcı bağ

    eşinin kafasına sıktığı çapıt
    can sıkıcı bir tarif olmuş
    sanırım şık bulmadığınızı ifade etmek istediz,değilse giyim kuşam mühendisliği olur bu.
    ayrıca yazının israf ve bilimsel çalışmaların verimsizliği temasını dikkatlerden kaçırıyor.

  2. Maydanoz
    Tarihi 19 Mayıs 2008 , 0:59 | Kalıcı bağ

    Eleştiri için teşekkür ederim.. Ama çapıt meselesi yazının birinci bölümünde ele alınmış görünüyor. Asıl mesele diye ikinci bölüme geçilmiş. Net bir ayırım var konularda. Sanırım duygusal bir tepki oldu sizinki.. Tekrar okumanızı tavsiye ederim..

  3. patates
    Tarihi 19 Mayıs 2008 , 1:17 | Kalıcı bağ

    memleketin içinde bulunduğu durumu; minyatürleşerek sempozyum olarak gözler önüne serilmesini gayet güzel bi şekilde aktaran bu yazıya ve doğal olarak yazarına teşekkür eder ve kendisini tebrik ederim..bakalım bu toz pembecilerin yatsı zamanı ne zaman gelicek..

Yorum Yapın

Eposta adresi yayınlanmaz/paylaşılmaz. * işaretli alanlar doldurulmalıdır.

*
*