Şehirde evler
Katlanarak büyüyorsa
Yaşamak bitmiştir bizim adımıza
Dik bir bayırdan aşağı
Yuvarlanıyoruz demektir
İsrafilin borusu şarkı çalmayacak biliyoruz
Hiç birimiz dans edecek kadar becerikli de değiliz
İtiraf etmek tırnak sökmek kadar zor değildir
Sıkalım biraz daha dişimizi
Ve dans etmesini öğrenelim
Salso tango vesaire falan değil hani
Ölümle dans etmek. bodrum katından notlar (1) yazısını okumaya devam edin
Önce derin bir oh çekelim. Mevlana’nın dünyaya gelişinin 800. yılı geride kaldı. Unesco Mevlana yılı sona erdi. Yurt çapındaki kültür ve turizm etkinlikleri bitti. Yetkili ağzın kürsüde eline tutuşturulmuş on kelimelik muhtevasız belgeden hakkında hoşgörülü, hümanist, sempatik, çiçekler, arılar, petekler şeklinde bahsettiğini duysa emin olun 800. yaşını devirmiş haliyle çıkagelip “hey ahbap birisi benden mi bahsetti!” diyerek bu laçkalığa son verecek değil. Mevlana bir yaşına daha girdi?! *@~:S yazısını okumaya devam edin
Malifulle okurlarının Ramazan Bayramını kutlar, annemizin baklavasından ikram da ederiz : )
(Slayt olarak görüntülemek mümkün olmayabilir. Büyütmek için resimlerin üzerine tıklayın.)

Senin tebessümlerinin ardına düşüp bir sadaka olsam, yanılgılarımı yollarda bırakıp, rüzgarlara meydan okusam; yine gelirsin değil mi? Peki ya sen geldiğinde ben burada olur muyum?
Ve gittin… Geldiğinde bütün çıkmaz sokakları ortadan kaldırmıştın. Şimdi bizi yormaya çalışan hayat, yeni çıkmaz sokaklar çıkarır mı önümüze? Gönüllerimizi mahyalara tutunarak göğe uçurdun. Güneş, yıldızlara ışığını saklarken; sen bütün ışıklarını bize verdin. Şarkısız kalmış insanlara şarkılarını hatırlattın yeniden. Peki ya ben… yazısını okumaya devam edin
“bir kahır içim bugün
durmuyor
yolculuk
ankara
elimde hazırlanmış bavulumla
boş dururken
gardayım
gördüm her yanda
korkma bu ceset bu yüzüm ağlar kan içinde
ben sana söyledim hepten ölürüm ben
inan dönüşü yok bu hız seferi
bak bu tren devrilir, bağırır
bu raylar o sahte o kart düzene Hayat Sakin yazısını okumaya devam edin