Nedir

Malifulle.

Üzerine ne kadar çok şey söylenir bilinmez. Fakat Google ve bilumum İnternet aleminin bilgiçlik taslayan sistemleri ve arama motorları herhangi bir tanım getiremedi; bir anlam veremedi bu şeddeli L harfine sahip kelimeye. Anlam vermesini de beklemiyoruz zaten. Hiç kimsenin Malifulle’nin kelime anlamı şudur ıstılahi anlamı budur gibi bir iddiasını da kabul etmiyoruz ve kabul edilebilir bir iddiada bulunacak bir müddei var mı onu da bilmiyoruz. Bu bilinmezlik aslında bizi her ne kadar tedirgin etse de diğer yandan kimseye benzemeyişin tadını çıkarıyoruz.

Malifulle nedir peki? Ne tür bir niceliği, ne tür bir niteliği vardır? Ne yapar ne eder? Ne kazandırır? Ne kaybettirir? Bütün bunların cevabı elbette “Malifulleci” olan kişilere göre değişir. Fakat asıl önemli olan Malifulle’den kopmamaktır. Yoksa “ci” nin küçük farkları bizi çoğaltan şey olacaktır. Onun yerine geçebilecek bir zamire sahip miyiz? Onun durumunu ifade edebilecek, hangi yönde olduğunu anlatabilecek bir zarfımız var mıdır? Malifulleye sadece “nedir” sorusu mu sorulabilir? Yoksa diğer sorular da sorulabilir mi? Bizce hayır. Malifulleye soru sorulmaz; çünkü, o kişiden bağımsız fakat kişiliğe tutsak bir bütündür. Kişi “malifulleye göre ne konumdayım” diye düşünebilir bir yer tayin edebilir; fakat “malifulle benim ne yanımda kalıyor” diye düşünemez.

Malifulle. Aşkı, acıyı, hüznü, akşamı, geceyi, sabahı, sevgiliyi, şiiri, şairi, çiçek solduran vazoyu, ıslatmayan yağmuru, üşütmeyen soğuğu, ağlatmayan gözü, içilmeyen çayı, şasesi yamulmuş arabayı, sigara dumanındaki muammayı, ciğerlerimizdeki nikotin pulcuklarını, Wittgenstein’ın, Sartre’nin, Cemil Meriç’in, Hesse’nin, Necib’in, Bayatlı’nın ve diğer bütün kalem erbabının yalnızlığının adını ciğer koyup kalemini beslediği şeyin adıdır aslında. O yüzden buraya gelen bir kişi kendisini fullemek için bir şeyler aramamalıdır. Fullenilmiş cümlelerden faydalanmak amacı ile de gelmemelidir. O malifullenin sahibidir. Sokağın efendisidir. Gecenin canhıraş parlayan yıldızıdır. Tanımların ve terimlerin birer kusmuk olduğunun farkında olan kişidir.

Malifulleci, malifullenin meydana geldiği zamanın ve mekanın sahibidir. O oluşumunun efendisidir. O selamı alan ve verendir. O herkes özgürken tutsak, herkes tutsak iken özgür ve kimsenin olamayacağı yerde olan ve pazardaki ciğercinin yerini hiç düşünmeden yerini, konumunu ve kariyerini alabilen kişidir. O parmakla gösterilmeye layık biridir. Otobüs durağında, köhne bir çay ocağında ya da rıhtımda bir bankta anneler onu gördüğünde çocuklarının gözlerini kaparlar telaşla. Ve şöyle derler: “Sakın ona bakma, o bir malifulleci!”. “…çünkü o her şeyin farkında!”. Çünkü o bütün farkların sebebi. Çünkü o bir Aborjin. Bir Kızılderili. Bir Somalili. Bir mevzunun ve mevzinin sahibi değil o. Bir kadının jartiyerini umursamaz ve üstelik saçlarını da fark etmez. O biçimsizce sever. Onun rengi beyazı kirleten bir şeydir. Siyahta beliren bir şeydir. Onun ayakkabısı yola göre şekillenen bir şeydir. Onun sözünün doğduğu yer bellidir ve gideceği yer de bellidir. Onun sözünün güzergahında durulmaz… O yamalı elbisesi ile doğduğu vahşetin sağrısından kopup aşkın en güzide çilehanesinde bağdaş kurup-çekirdek çıtlatıp dünyanın keyfine varan, ahirini ve evvelini bilen kişi.

Yani kısaca o bir aptal değil bir deli…

Yani o bir Malifulleci…