Her zaman çok istediğimiz bir şey olmuştur öyle değil mi…?
çoçukken az mı oyuncak istemiştim annemden ve sonrasında babamdan istediğim bisikletler… avucum içine sığabilen sarı renkli ‘vosvos’tan geçince gönlüm, içine sığabileceğim kırmızı kamyonu aldırdım… ve kaldırımın kenarında çıkamadan binemediğim bisikletim…bir hırsıza yar oldu sonra, hakkımı alacağım vakti gelince, pusudayım…
sabahları kahvaltıda çay içebilmekti anneden izin alıp, içine yarım bardak su konulsa bile… yahut açma-kapama düğmesi kopmuş bir kumandayı avuçlarında terletebilmek…karşıdan karşıya annemin elini tutmadan geçmek, okula tek başına gidip gelebilmek, bakkaldan ekmek almak hatta…
çocuksu istekler.. hangi birini saysam.. şimdilerde büyüdük de çok mu büyükleşti isteklerimiz hala çocuksu…
en “büyüksü” isteğim diye sandığım şeyin, şarkılarını dinledikçe içimde bir şeylerin parçalandığını hissettiğim, bana küçük hüzünlerden tatlı acılar hissettiren, “birilerinin” benden uzaklaşıp gittiklerinde - en azından kalamadıklarında- beni teselli etmesini dilediğim ama her defasında açık yarama tuz basmış bir “sesi” görmeyi - canlı canlı dinlemeyi belki de - istemek (dört buçuk yıldır) olduğunu düşündüğümde çocuk muydum ki hâlâ…
çocukmuşum…bu kadar istediğim halde neden korkardım isteğime kavuşmaktan, arzularıma erişmekten…
çölde çıplak ayakla dolaşırken gördüğüm vahayı, serap olma ihtimalini düşündüğümden olsa gerek, olduğum yere oturup saatlerce izlemem bundan olsa gerek…
Sana…yalanlar da söyledim çok… her körebe oynayışımızda çaktırmadan açardım gözlerimi sen görmeden…yavaşça gevşetirdim bağımı, çaktırmadan bakardım… sanma ki seni hemen bulayım diyeydi o oyunbozanlık… ben hilebaz körebe, seni görüp seni bulamamak içindi hepsi… seni hep aramak için… bilirim ki seni bulduğum anda bitecekti bu arayış… bulduğumda kaybedecektim seni..
sanırım ben en çok, seni bulup sonra kaybetmek yerine, hiç bulamamacasına aramayı istedim…
sanırım ben en çok seni iste(me)dim…
2 Yorum
Muttakiler yalan söyler mi : )
söylemeyin efendim. Yalan çok fena bir şey.. Allah korusun.
Allah korusun,
Zaman, doğruyu söylerken bile tedirgin ederken; yalana teşebbüs edecek halimiz kalmadı zaten…