KENDİ KUYUNU KAZ!

kuyu“Göllere, nehirlere, denizlere atılıyor; sularla boğuşuyor. Ama o şey, o kir ( neyse) arınmak bilmiyor”
Rasim Özdenören - Kuyu

İnsan sesinin ve varlığının uzağındadır. Uzağın içindeki yakına ulaşmak benliğinin farkına varmakla mümkündür. “Zeynep çık kuyudan” diyordu Zarifoğlu. Günlerdir Zeynep’e kuyudan çık diyorum, dinlemiyor beni… Zeynep kuyudan çıkmak için Yusuf’u bekliyordu. Oysa Zeynep önce kendine bir kuyu kazmalı sonra; o kuyunun içine inmelidir. “Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın” diyor bir başka şair de… Kuyu ve tünel metaforları insanın kendine olan yolculuğunun sembolüdür adeta… Kuyudan çıkmaya uğraşmak yerine, o kuyunun varlığını idrak gerek en başta! Vakti gelmeden kuyuyu yok etmeye çalışan insanoğlu fena kapısını da yok etmiş olur! Başkalarının kuyularında uzun süre kalakalmış insanlar dışarı çıktıklarında kuyu sahibini taklitten öteye geçemezler. Hz. Yunus’un da bir kuyusu vardı ve o kuyudan ancak benliğinin farkına vararak çıkabilmişti. Kuyu bazen bir balina, bazen de dünyadır! Göbek kordonumuzdaki ışık kuyuya yansımaz ise, karanlıkta kalırız. Nedir peki göbek kordonu? ALLAH ve O’nun yarattıklarıyla iletişim kurmamızı sağlayan bağ! Hacer annemiz ve oğlu arasındaki bağ ya da aşığın maşukuna beslediği aşk! Kuyu deyince aklımıza Hz. Yusuf gelir. Hz. Yusuf’un kapıya gelip, o kapıda beklemesi gelir… Kapıyı çalmaz hemen Hz. Yusuf, çünkü hanenin sahibi kapı çalmanın da zamanını bildirmiştir. Göbek kordonunun ışığını bilen Hz. Yusuf, Rabbi ile iletişimini kesmemiştir asla! Buradan hareketle diyebiliriz ki her insanın kuyuya düşmesi gereklidir. Ama kuyuya alışıp, orada bir saltanat kurmak ise insanın yürümekten vazgeçmesi demektir. Yürümekten vazgeçen insanın ise kalmak istediği yer bellidir!

Bir de bunları oku!

“KENDİ KUYUNU KAZ!” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın




Copyright © 2008 Malifulle. | yazılar (RSS) | yorumlar (RSS) | site haritası(XML) | arşiv | hakkında | irtibat | Ziyaret

web metrics

276 sorgu. 0.7420 saniye.