Kaktüs

KaktüsValla ne yazsam diye düşünüyorum ama kafam öyle karışık ki işin içinden çıkamıyorum. Ne yazsam diye düşünmek doğru mu onu da bilmiyorum. Ama baskı altında kaldığımdan böyle düşündüğüm kesin. Sakallı biri beni sürekli sıkıştırıyo. O kendini bilir :)

Kaktüslere bayılıyorum. Dokunmadan sevdiğimiz evcilleştirilmiş ve süs haline getirilmiş bu bitkinin bakımı da kolay oluyo. Doğal ortamdan kopup sonra da kendimizi üç beş bitkiyle kandırıyoruz hem de bitkileri de bu duruma mahkum ederek. Hatta ağaçları bile odalara tıkıştırmaya kalktık adına Bonzai diyerek. Bazan kızıyorum kendime “ne işin var şehirde” diye. Şehir, şehir olsa bari.. Sabah herkesin işe gittiği yoldan geçerken kiminin sümkürdüğüne kiminin çıkarıp yola yapıştırdığı balgama bazan da bir sarhoşun kusmuğuna basmamak için seke seke yürüyorum yolda. Şehirler kalabalıkların yaşadığı ortamlardan ibaret oldu. Aslında canım sıkılıyor. Bunu yazıp yayımlamak okuyacak olanlara haksızlık olur mu acaba diye düşünüyorum. Düşünüyorum, düşünüyorum, düşünüyorum…

Sakallı birisi bana kızar mı sağa sola çatıyorum diye ?

Kızarsa da çemkirsin madem :)

3 Yorum

  1. Maydanoz
    Tarihi 15 Şubat 2008 , 21:57 | Kalıcı bağ

    Durma, çemkir çemkir.. :)

  2. UGraSHAMAN
    Tarihi 15 Şubat 2008 , 23:46 | Kalıcı bağ

    şehir üzerine zaman zaman hatta belki de sık sık böyle düşündüğüm olur. ağaçların arasından yaprakların sesinde rüzgarı hissederek denize çıkan bir yolda tanrının hazır ve nazır oluşuna tanıklık etmek elbette insanı serhoş eder. ancak bu tanrı beton binaların arasında kendisine rastlanılamayan bir tanrı oluveriyor böylece ve çöp dağlarında martıların ne bulduğunu göremez oluveriyoruz. modenizm eleştrilerinin en sık düşüğü çelişki bu olsa gerek. eleştirirken eleştirdiğinin bir parçası oluverdiğini farketmek.

  3. admin
    Tarihi 16 Şubat 2008 , 0:37 | Kalıcı bağ

    Atıp tutam ben seni şekere katam ben seni sevgili yazarım, hiç kızar mıyım sana : )

Yorum Yapın

Eposta adresi yayınlanmaz/paylaşılmaz. * işaretli alanlar doldurulmalıdır.

*
*