->
İnsan, kocaman bir alem. Anlaşılması zor, tanınması hakikatin de bilinmesini beraberinde getiren insan. Bir yanıyla melekûte açılan diğer yanıyla en aşağı olabilen varlıklar içinde koca bir alem.Yeryüzünün halifesi meleklerin secde ettiği Hz. İnsan. Yerlerin göklerin dağların yüklenmekten çekindiği emaneti üzerine alan Hz insan. Şu an yaşayan trilyonlarca insan ve geçmişde yaşamış trilyonlarca insan.
İnsan; yaşadıklarından ders almayan. Akıllanmayan. Unutan varlık. Kur’an-ı kerim de dikkatimi çeken , sık sık tekrarlanan “ onlardan çoğu bilmezler, onlardan çoğu şükretmezler, onlardan çoğu iman etmezler” ayetleri. Evet bilmeyen düşünmeyen şükretmeyen insan. Düşünüp anlarsa gücünü, neden yaratıldığını, meleklerden dahi üstün olan insan.
Ve kelamların en doğrusun da bakalım insana ;
Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
(95/4)
Şüphesiz insan Rabbine karşı çok nankördür.
(100/6)
Doğrusu insan dayanıksız ve huysuz yaratılmıştır.
(70/19)
İnsan, hayrın gelmesine dua ettiği gibi kötülüğün gelmesine de dua eder.
İnsan pek acelecidir.
(17/11)
İnsan sabır ve tahammül bakımından zayıf yaratılmıştır.
(4/28)
Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.
(14/34)
“Ne garip bir oyuncak şu insan! Yürür, konuşur ve acı çeker. 70 kilodur. Kendisine ve çevresine ait hiçbir şey bilmez. Bir nevi ıstırap makinesi. İplerini başkaları çeker. Hantal ve şapşal bir robot. Neye sevinir bilinmez. Sınırsız olan hayalleri ve acı kabiliyeti. Etten bir kafes ve aciz içinde kıvranan bir ruh. Vücut araba, akıl arabacı. Ama gözleri bağlı arabacının, arabaya hükmeden, atlar… Buda haklı: Varolmak için yok olmak lazım, parça bütüne kavuşacak ki hasret dinsin. Bütün musiki, bütün şiir, bütün aşk, bu bir çuval kemik, bu asi ten, bu aptalca endişeler ne olacak? Ne olacağını bilen var mı? Kader hep oynayamayacağı roller yükler insana ve ıslıklar. Alkış sahtekârların…”
C.Meriç