Herkesin tutturduğu kendine

oyuncuŞu okur-yazar ve de entelektüel geçinen kesime bayılıyorum. Hepsi işini iyi yapıyor doğrusu. Numara çekmekte üzerlerine yok. Yazı yazarken dahi böyleler. Numaradan, ilgi çeksin diye ilginç bir başlık ve sonra salla gitsin. Gerçi bu önemli bir özelliktir. Sezar’ın hakkı Sezar’a.

Gelelim asıl konumuza; insanoğlu ilginç bir varlık. Sadece oyun oynayacağını ve oyalanması gerektiğini iyi bellemiş. Kendisini nasıl tatmin edeceğini çözmüş. Bu yüzden başına iş açmaktan korkmuyor. Oynadığı oyunun kimin oyunu olduğunu sorgulama gereği duymuyor. Kurallar önemli değil. Ne için olduğu, kimin işine yaradığı belirsiz. Bir tuhaf iş…

Şimdi bu işin tuhaflığı nerede? Ya. Mesele de o zaten. Siz kestirebilirseniz tuhaflığı oyundan çıkıyorsunuz zaten. Ya da çıkartılıyorsunuz. Size pencereden bakmak kalıyor. Oyunu seyredebiliyorsunuz. Buna kimsenin bir şey dediği yok. Hatta istenen bir şey bu. Çünkü oyuncuların daha iyi performans sergilemeleri için motive olması gerekli. Ama siz seyirciliğin de iyi bir şey olmadığını kestirecek kadar cesursanız başınız dertte demektir. Benim adım tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım edası sizi yakar. Artık hazırlıklı olun. Hücreye de kapatırlar, sürgüne de gönderirler.

Tuhaflık neden fark edilmez ki? Nasıl insanlar bu kadar nahoş davranırlar. Tamam, işlemekte olan bir takım planlar etkilidir bu işte de; insanların basitliğine ne demeli? Çocuk gibi kandırılmalarını nasıl karşılamalı? Hoş görmeli mi? Yani herkes tutturmuş bir yol gidiyor diyecek kadar basit bir şey midir bu.

Bilmiyorum.

Çözemedim henüz.

Ne diyeyim, herkesin tutturduğu kendine…

Bir Yorum

  1. Gupsem Duru
    Tarihi 6 Mart 2008 , 7:19 | Kalıcı bağ

    sabah sabah uyandım çemkirmeye yer arıyorum…
    bu yazıya çemkirilmez yahu
    anca noktadan sonrası kişiye emanet edilir
    yeni paragraf başı….

Yorum Yapın

Eposta adresi yayınlanmaz/paylaşılmaz. * işaretli alanlar doldurulmalıdır.

*
*