->
Uyumak istemiyorum ama uyumam gerekli,gereklilik kiplerine takılyorum…
Fikret kızılok çalıyor
–O kadar kolay olsa (başbaşa)
Umut ediyorum ,Doluya koyuyorum almıyor boşa koyuyorum dolmuyor.
Gecenin üçünde çalıyor şimdi…
-Bir Gül biter içinde
Gecenin tam üçünde
sevda gibi kanımda
can verirken elimde
pençe gibi düşümde
uy değil uyku değil
-tamam şarkının tamamını yazmayacağım:)-
Gecenin en doruğundasın bu demekki gündüze en yakın olduğumuz zamana geliyoruz…
Yani gece almıyor,Gündüz dolmuyor…yürümek istiyorum uzun uzun sakin sakin yürümek belki ıhlamur kokan bir sokak bulabilirim …
Biliyorum da adresi ,daha var gitmeye
kısacası sabrı öğrenmeyi çalıyorum…
içimde büyütmeye çalışıyorum …klavyenin tuşları kadar ses çıkaramadığımızı fark ediyorum.
Bu arada şarkı değişti bağbozumu çalıyor.(korkmayın bunun sözleri yok:)-
hey yavrum bağları bozalı çok oldu.Biri beynimi durdunsun olmaz mı olamaz mı?Bağcı çoktan kaçtı,dağlarıda kendimiz gibi çoraklaştırdık.Kimsenin derdi yok mu nasıl oluyorda acıyı tranfer edemiyoruz.hani kaç komşumuz aç!
kaç kişi balıkçı sandalların da uyumaya çalıyor,Kim tecavüze uğruyor baksalar her yanımız nasıl da tüm benliğimize tecavüz edildiğini görecekler…
‘’Biz tecavüz çocuklarıyız’’ağır mı olur.yadırgaya bilirsiniz az bile şahsıma münaza…
Uyumamak lazım …uyan desem kahvaltı sofranıza sahanda yumurta istersiniz!
(Fikret çalıyor yine vurulmuşum –kirvem ağlarımı böyle yaz-)
Birey dedikleri olmuş bir –ey eyilme ve el etek öpme konusunda uzmanlaşmış uymayını da zorla uydurmuşuz
-şarkı değişti yedikule çalıyor ne –beş değil onbeş yıl olsa ben vazgeçmem bu işten.
Garip
şu an bir yerde dünyanın bir ucunda bir gariplik var gece çok ağır çok…
Hadi nefes al
nefes ver …
sıkıysa nefesinin hakkını ver
hadi hep beraber söyleyim
bir –iki-üç
Muhal!
Bu arada bülenç Ortaçgil gece yalanları çalıyor
-Susamış
ve su bulamamış gibi kalktım sana geldim…
susamış ve su bulamamış gibi kalktım gittim işte.. sağ olsun su verdiler. .hey be gün, hey be güneş..