'rüya' için etiket arşivi

Bakma Canımın Sıkkınlığı Bundan

kollarına tarlabaşı kolordu komutanıyla bir yatakta iç edilmiş piç edilmiş oğlan muhafızları kadar kalitesiz uyandığın bir sabahın kusmuğu içinden cümleni alıp hayali ihracatların ihraç fazlası hayallerine yelken açarken kafasında martı galoşlarından hoş çığlıkları arkasında bırakan gemiler gibi ıssız kalmak niyetinde ve bekaretinde davranırken silahına amma acayip insanlarmış bu dünya ne garip ne hoyrat laleler ne plastik midir deyip geçecek misin

bakın deyip cümlene her başladığında seni dinlemeyen iki palyaço alkışıyla uğurlanan başkomserin oğlunu gördüğün rüyanda ki seni seyrediyordu bir yamaçta yalnızdınız kekik topluyordunuz ve lavanta garip heyulalar içinde uçuverdi görkemlerin gökdelenlerin arasından kaçak yolcu taşıyan ambarlardan yorgun cumhuriyetler düşüyordu kalbin susadığı her bir damla için bedel ödemiyordu artı artık ağzı ayazla çarpılmaktan donakalmış dudaklarınız seccadeyi öperken irkiliyordu Bakma Canımın Sıkkınlığı Bundan yazısını okumaya devam edin

Müfteriler Çok Sevinmesin 1. Bölüm: “İçimizde Tanrının tanecikleri çarpışıyor!”

Malifulle editörlerinden, Sistemsiz Sistem Notları yazarı Hasan Çetin’le Ramazan vesilesiyle yeniden biraraya geldik. Keyifli bir atmosferde yaptığımız söyleşinin ilk bölümünü yayınlıyoruz.

Hasan Çetin

Hasan Çetin

M: Hasan, hoş geldin, nerelerdesin, neler yapıyorsun?
Hoşbulduk, yuvamıza, Malifulle’ye döndük elbette. Kalenderin malifullesinden başka nesi var?
“Malifulle bir tohumdur ektim ektim bitmedi
bu fakirlik bu yokluk kovdum kovdum bu kapıdan gitmedi”
diyor o yüzden.
Ben bir süredir yoktum, borçlarımı harçlarımı ödemek üzere yola çıktım, amele oldum çalıştım. O süre zarfında sevdiklerim ve malifulle yazarlarından başka kimse yoklamadı beni. Bu insanın gözlerini dolu dolu yapıyor, kalbini de.

M: 7 aydır bu projeye -siteye- devam ediyorsunuz. Nasıl başladı? Nereye kadar?
Malifulleden öncesi tam bir muamma. Yaklaşık dört sene kadar şiir, siyaset ve kendimize dair güncel notlarla bir siteyi iyi kötü yayında tuttuk. Malifulle bütün bu tecrübelerden sonra sahil kasabasında sakin bir elişi dükkanı gibi geliyor bana. Aslında öyle değilmiş. Müfteriler Çok Sevinmesin 1. Bölüm: “İçimizde Tanrının tanecikleri çarpışıyor!” yazısını okumaya devam edin

Meryem’i Ararken

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Bana ait olmayan rüyalardan kurtulmalıydım. Ruhların darbelendiği, sığınağın gizlendiği bu yerden çıkmalıydım. Suyun akışına yumruklar atmalıydım. Yüreğine hüzünleri gergef gibi işleyen kadınları bulmalıydım. Bilmek ne ifade edebilir ki ? Bulanlar kaybettiklerini hatırlamasalar da ruhlarını bir başka diyarda arayabilirler miydi? Meryem’i bulmalıydım, suyun rüyasına dalmalıydım. Meryem sudan da duru; Meryem sudan da elzem! Meryem’i aldım düşlerime. Günlerimi Meryem yaptım. Pervanelerin kanatlarına takılıp o hüzünlü kadınların diyarına uçtum. Yandığımı sandım ama hiç yanmadım! Meryem’i Ararken yazısını okumaya devam edin

Yeşil

Usta dedim ‘daha serinken rüzgar hem daha yakıp kavururken neden yeşildir yapraklar?’. Dedi ‘mürşid daim toprağa bakar’. Dedim usta ‘bir yudum dem ile kanılır mı?’. Dedi ‘bir an içre ne oluyorsa,ard arda sanılır mı?’. Usta dedim ‘bir fotoğraf nasıl gülümser?’. Dedi ‘hangi serap serinletmez?’. Dedim usta ‘vişneli kahve içtin mi?’. Dedi ‘dupduru hem yeşil ırmaklardan geçtin mi?’. Usta dedim ‘bir yanlış nerden alır,nereye götürür?’. Dedi ‘günah da yok,sevap da aslında amma ki tekliften ötürü’. Dedim usta ‘bir flüt sesi duyuyor musun sen de uzaktan?’. Dedi ‘evet ak pak ellerden bir beyazlık yayılıyor etrafa ufaktan’. Usta dedim ‘yeşil silinir mi bahardan?’. Dedi ‘üşür mü sararmış yapraklar kardan?’. Dedim usta ‘parmaklarından yapılmış bir çerçeveye sığsaydı hayat’. Dedi ‘cananın gölgesinde uyu,yeşilin tenhasında yat’. Usta dedim ‘yusuf’un rüyasında gördüğü yeşil başak hangi toprakta biter’. Dedi ‘nurun ocağında bahar kaynayıp yeşil tüter’. Dedim usta ‘yağ satarım bal satarım,sen ölürsen ben n’aparım?’. Dedi ‘gönül hüzünlenir göz yaş döker’. Usta dedim ‘fıstığın kabuğundaki sır nedir?’. Dedi ‘sır kabukta değil, içi yeşil’.

“O ki, sizin için yeşil ağaç’tan bir ateş oluşturdu… İşte bak ondan yakıyorsunuz!.”

“(Bu iki cennet) yemyeşildirler”

Kur’an-ı mecid




152 sorgu. 1.5170 saniye.

153 sorgu ile 1.519