Bismillahirrahmanirrahim
Doğrusu Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.
Kadir gecesinin ne olduğunu ne bildirdi ki sana?
Bin aydan hayırlıdır o Kadir gecesi.
Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle (yapılacak) her iş için peyderpey inerler.
Bir selam (güvenlik) dir o gece, ta tan atana kadar.
97/1-5

Sonsuzluk başlamış durumda! Sonlu olan insanın sonsuz olabilmesi; insanın bu dünya gurbetinde yolcu olduğunun bilincinde olması ile başlamış durumdadır. İnsan bilmediği şeylerden korkar. Ve her insanda sonsuzluğa meftunluk var. Mesela gökyüzüne bakmak bize özgürlük hissi verir, ya da baktığımızda sonu yokmuş gibi gözüken denizlere bakmak…
Görünenin ardındaki görünmeyenleri insanoğlu her daim merak etmiştir.
Lakin insan başka şeyleri merak etmekten kendi hakikatinin uzağına düşmektedir. Kendi noktasını bilmeden, başkalarına soru işareti olmak istemektedir. Eşyanın Hakikati yazısını okumaya devam edin
Bir sicim sarkıtıp ismimden çektim cismimi. Karışmasındı muradım yarışa. Varış gururunu ifşa için bir avuç toprak saçtım. Vardım diyenin ademe akan nisyanını seyre daldım. Yoktum diyenin isyanından korktum. Alnımın aklığı sır değil. Yüzümün karası sırlı. Ardıma baktım da gördüm : zahidane bastığım kademde nasır. Firarisi olduğun sırça kasır viran. Boğazına sarıldığım veled-i hacer deve kısır.
Ellerini gönlüme soktum. Ezelden beyazdılar. Ne kuvvetim ne havlim eman verdi ayak üstü durmama. Gözlerine tutundu gözlerim. Sözlerine yapışıp kıyam ettim. Bahçem yeşil,suyum duru,göğüm lacivert. Evladım kanlı canlı ve atım dipdiri. Hal-i secde üzre uruc ettim Rahman’ın Rahmin’e. Hüsn-ü mutlak’ın huzurunda boyun büküp Cemalin rahlesinde diz kırdım. Nefha-i ilahi hecesini ademin gecesine çattım. Okur buldum kendimi Hamd’in alfabesini. Bildim ki nefesin terkibindeki harfler toprağınkinden sıcak değil. İns ü cinni tefrik için bıçak kafi değil. Mescid pürnur ,göz gözü görür oldu.
” Tenzih O Subhan’a ki, kulunu geceleyin (gece içinde) Mescid-i Haram’dan, havlini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya isra etti… O’na ayetlerimizden gösterelim diye… Hakikat şu; O’dur Semi’, Basıyr. ”
kur’an-ı mecid
Anlamanın kavi tuzağından kaçıp çelişkilerin alev alev serinliğinde soluklanırken,aşina bir soluğun yakama kondurduğu buseden aldım felah muştusunu. la te’huzuHU sinetün vela nevm. Beşiğimi sallasın istedim ama o ak pak eller,hamurumu nasıl yoğurduysa. Yüz buldum ya çehreme dokuduğu nakışın bir ilmeğinden. hem türküler dinledim,dilim dudağım oldu. Hem türkülerde dinlendim. Seherin makam-ı sabadan esen meltemi mi tuttu sol bileğimden yoksa bir tecellinin salatını mı ikame ettik omuz omuza. Sesin emr-i kün olup öperek dirilti toprak kabın kadehini boynundan. Leblerinden taşan cür’a-i rahman ile abdest eyledim. Ayık olmaktan ve dahi serhoşluktan temizlendim. Ey tebessümüyle havz-u kevserin coştuğu,ört beni. Ört beni endamıyla köprüleri konak eyleyen. Beni ört.
” .. Ne uyuklama ne de uyku Onu yakalayabilir .. ”
kur’an-ı mecid’den
Son Yorumlar