1
kitaplar yazar ki ellerin senin
kunt bir ışıktan yontulmuş gibidir
dillerde söylenirki senin tenin
yıldızdan soyulmuş düş gibidir
bir tohumdur.
1
kitaplar yazar ki ellerin senin
kunt bir ışıktan yontulmuş gibidir
dillerde söylenirki senin tenin
yıldızdan soyulmuş düş gibidir
ölgün bir döngü…bir ihtimal yolda yürürken, otobüsten yeni inmiş bir tazenin koltuğunun altından düşecek. Ter kokacak ve birazda körpe bir arzu…anzısın gelip bastıracak. Çok da önemli değil diyorum. Mesela o döngü içinde olmayışıma…bir zaman sonra içimin bir yerlerinden öfkeler kabarmaya başlıyor. Bir reklam filminde, uzun boylu ve kocaman bir bardağa doldurulmuş bir kolanın hava kabarcıkları nasıl yükselirse yukarıya doğru, öfkenin kabarcıkları yükseliyor. Sakinleşiyorum yüzeyi gördükçe…Gizlice intiharlarını düşlüyorum insanların. Tuvalette öldürmek, yolda yürürken öldürmek, terli olduğu için öldürmek, sütyenini açamadığım için öldürmek, öpemediğim için öldürmek, yaşayamadığım için öldürmek…çoğunlukla hayatla iletişimimi sağlayan en güzel şeyin bu olduğunu düşünüyorum…bu öfkeyi hangi hüzün durduracak? Örtün Üstümü Örtün Öfkesiz Hüzünlerle…. yazısını okumaya devam edin
Perdeler uçuşuyordu
kirli sulara bir musluk hesabı temizliyebiliyorduk
büyük sözler ediyordunuz
sığınıyordunuz ama samimiyetiniz yoktu
sığınıyordum başka hiç bir kapım yoktu
kırıntılara basıp geçiyordunuz…anlatıyordunuz vatanı ve milleti
vatan sizdiniz …öfkem herkese yetiyordu …bana yetiyordu
ulaşamıyordunuz bile kapılar yapıyordunuz … perde yazısını okumaya devam edin
Kaçıp kaçıp kuytularda ağlamakta neyin nesi? Nedir bu öfke? Nedir bu gözlerinde çakan şimşekler? Yorgunsun biliyorum hem de çok. Ne çok birikmişlik var üzerinde. Artık martılara da simit atmaz oldun. Neleri kaybediyor neleri kazanıyorsun. Gözlerinden okuyorum seni. Kalbin sıkışıyor biliyorum. Biliyorum kaç kere zehir yuttun, yutuyorsun da hâlâ. Kaç kere sıktın avuçlarını, kahrettin. Gıkın çıkmıyor. Benden başka da bilen yok korkma. İstemezsin göz yaşların görünsün. Bu kadar hiç tükenmemiştin değil mi? En çok karanlıktan korkansın ya, hani odanda gecenin karanlığında ufacıkta olsa bir ışık vardır hep. İşte şimdi karanlık kadar hayatta korkutuyor seni biliyorum. Zaman korkutuyor. İnsanlar korkutuyor.
Arıyorum inan. Gecenin karanlığında odanı aydınlatan ışık gibi bir ışık arıyorum senin için. Ne olur sende vazgeçme.Yut yutabildiğin kadar kelimelerini. Hatırla nelerin üstesinden geldiğini. Nasıl dimdik ayakta durduğunu hatırla. Rabbinin seni nasıl sevdiğini ve ne olursa olsun yinede bırakmadığını hatırla. Kim vardı ki yanında O’ndan başka? Ve kim var şuan yanında O’ndan başka? Onca isyan onca günah onca riyaya rağmen seni karşılıksız ve sonsuz bir sevgiyle seven, darılmayan, bekleyen, gözeten başkası mı var? Ama dayanamıyorum deme. Yaşamaya bak bu gerçeği. Bu rahmet günlerini yeni bir sayfa belle ve rahmet iste bol bol. Yine odanın camından ufka dal. Derin derin sabahın ilk nefesini çek içine. Ruhunun yanında ol. Kendine yüz çevirme sakın. Yüreğini O’na daya.
Bu müziği dinlememiştim uzun zamandır.Senin şarkıların değiştiğinden beri. Sen unuttun belki ama ben unutmadım bu müziği ne çok sevdiğini.Hani dinlerdin ya tekrar tekrar. Bu gece sana hediyem olsun.
Ve..
Kapa gözlerini yazısını okumaya devam edin
Son Yorumlar