'modern' için etiket arşivi

Müfteriler Çok Sevinmesin 2 : “Emin olun müfteriler bu röportajı sonuna dek okuyacak!”

Malifulle editörlerinden, Sistemsiz Sistem Notları yazarı Hasan Çetin’le yaptığımız söyleşinin ikinci bölümünü yayınlıyoruz. İlk bölümü kaçırdıysanız tıklayın: “İçimizde Tanrının tanecikleri çarpışıyor!”


M: Peki ne olacak burada? Yani müfteri durumuna düşen birisiyle empati mi kuralım? Kötülük edeni anlayışla mı karşılayalım? Kendi ettiğimiz kötülüğe kılıf mı üretelim?
Elbette hayır. Müfteriye hakettiği cevabı vermezsek o zaman başımız yanar. Kimyamıza en ufak saldırıyı dahi önemseyeceğiz. Bir kötülükte bulunduysak da. Kendimizden gayrı bir kimsenin hakkına tecavüz ettiysek, ona görünür-görünmez bir zarar verdiğimiz artık meşhursa, o halde burada, kendimize karşı dürüst olacağız. “Vicdan ilahi bir takiptir.” Bizi savrulmaktan, koparılmaktan alıkoyan nedir? Yani insaniyetten uzaklaştıran her neyse ona karşı duruşun bir anlamı olmalı. Demek bir referans var bu denge noktasında. İçimizde bir evren var. Bir şirazesi var gönlümüzün. Şehvete yahut merhamete raptolan tarafımızın ayırdında olabilecek bir terazi. Müfteriler Çok Sevinmesin 2 : “Emin olun müfteriler bu röportajı sonuna dek okuyacak!” yazısını okumaya devam edin

Tanrı ile Körebe

Modern zamanlarda ‘müstekbirlerin’ tanrıyı gökyüzüne hapsederek işlerini yoluna koyduğunu kavradığımı düşünürdüm. Aradan zaman mı geçti postmodern zamanlarda mı seyreder olduk nedir,’müstekbirler’‘istikbarı’ paylaşıma açmayı akıl ediverdiler. Kendi tanrını kendin hapset devri başlamış oldu. Seçenek boldu,her yere sığdı tanrı. Birileri vicdana hapsetmeyi uygun buldu,öbürleri medeniyete. Kimileri cennete,öbürleri cehenneme hapsettiler. Camiye hapsedilen tanrı da vardı,tekkede hapsedileni de. Baktı ki eline geçiren hapsediyor,tanrı da saklanmayı uygun buldu belki de. Saklandı galiba çünkü stadyumda görünmediğini söylüyorlar. Konser salonlarında,sinemada,gökdelenlerde,istiklal caddesinde,Türkiye ekonomisinde,alışveriş merkezlerinde yokmuş öyle diyorlar. Bazı bazı ormanın sessizliğinde,denizin huzurunda,leylanın gözünde görünürmüş lakin lüks otomobillerde ya da ne bileyim horonda,halayda gören olmamış. Saklanmış demek yoksa sağda solda gören olurdu. Sırra kadem basmış. Ara ki bulasın.

Bu dünyada iki türlü insan var: Pırasa sevenler ve pırasa sevmeyenler!


babazulaOnunla ilk olarak üniversite sınavına hazırlanırken tanışmıştık. Kafakemiği kapılarımı ansızın çalıvermişti. Okuldan eve geliyordum. Başağrısından yıkılıyordum. Uyanıyordum, burnum kanıyordu. Ders çalışıyordum sonra, geçmiyordu. Böyle böyle bir kaç sene daha sürdü. Sinüzit deniyordu adına. Geçen hafta, hem de en münasebetsiz zamanda hortlayıverdi yoldaşım başağrım. Oysa tamamen unutmuştum onu. Halbuki sinüzit hiç geçmeyen bir şey. Ateş, bulantı, baş dönmesi, şiddetli başağrısıyla belli ediyordu varlığını. Doktor arkadaşımız ufak bir muayeneden sonra teşhisi yeniden koydu ve dışarı çıkıp hava almama, bitkin düşmeme rağmen izin verdi.

İznin nedenini sonradan öğrendim. Bu dünyada iki türlü insan var: Pırasa sevenler ve pırasa sevmeyenler! yazısını okumaya devam edin

Tik tak tik tak tak tak….

 

 Tik tak tik tak

Saatler oynaşmakta zamanla

Tik tak tik tak

Beynimin unutulmuşlar odasında

Bir hatıra mezarından uyanmakta

Tik tak tik tak tak tak…. yazısını okumaya devam edin




151 sorgu. 0.6650 saniye.

152 sorgu ile 0.666