'kavram' için etiket arşivi

Bayramın ardından…

Soluk soluğa geçen hızlı bir maratonun ardından bir nefes oldu bizim için bu bayram. Tatil demiyorum özellikle. Çünkü “bayram” kelimesinin içi boşaltıldı. Kuru bir “tatil” aldı zihinlerde yerini. Nitekim bayram deyince ilk akla gelen açılan gök kapıları, af, mağfiret ve müjde değil, tatil paketleri oldu.
Biz “bayram”ımızdan bahsedelim…Yine koşuşturmaca da geçti. Ama ruhumuzu besleyen bir koşuşturmacaydı bu. Kararmış bulutların altında yapılan koşuşturmadan farklı. İş yerlerinde, yollarda, stres ve bir o kadar yorgunlukla “unutulan” aile sıcaklığını, eş dost akraba muhabbetini yaşamak tuhaf hisler oluşturuyor insanda. Aslında zamanın ne kadar hızlı geçtiğinin ve geçerken de neleri götürdüğünün farkına varıyorsunuz. Manevi iklimin etkisinden midir bilmiyorum ama başka bir hâl kaplıyor insanı.
Başka güzel yanı da kendimizle baş başa kalıp, kendi odalarımıza çekilip, kendimizle söyleşi zamanlarıydı…Hani aileden eşten dosttan ziyade en önemlisi de insanın kendisiyle bir hasret gidermesi için fırsattı. Dönüp baktığımızda en çok da kendimizi ıskaladığımızı görüyoruz çünkü. Kendi sevinçlerimizden kendi hüzünlerimizden uzağız. Bayramın ardından… yazısını okumaya devam edin

Hayat - Memat

Akla kapı açıp ihtiyarı elinden almamak diye özetlenen bir hükm-ü ilahiden ne vakitler uzaklaştık ? Aklı ifsad aracı sanıp sinen,sindikçe sindirmeyi seçen ehl-i din ihtiyarı tuğyan ile birlikte anmayı uygun buldu. Duygular törpülenmeli,sevgiye ilahi kilitler vurulmalıydı artık. Estetik dünyevileşme emaresi yaftasıyla itilip bayağılık kutsal kavramlarla servis edilmeliydi. Ne yapacağı belli olmayan bir tanrı dört bir yana günah mayınları yerleştirmiş,imkansızı isteyip gerçekleşmediğini gördüğünde küplere biniyordu. Hayat - Memat yazısını okumaya devam edin

Zaman Zaman Zaman

Zaman kavramı üzerine kala kaldım günlerdir. Nedir bu zaman? Nasıl durdurulur? Nasıl geçer gider? Sık sık soruyorum kendime .Günlerden ne? Hangi aydayım? Seneler nasılda kayıyor gidiyor? Elimizde hiçbir şey yok. Zamanı kontrol edememenin sancısı başlıyor düşündükçe. Sanki bir nehir, akıp gidiyor ve götürüyor ne varsa iyi-kötü, doğru-yanlış.. Boşaltıyor en sonunda sonsuz bir okyanusa.
Ku’an-ı kerimde de üzerinde durulmuş zamanın. Öyle ki zaman üzerine yemin edilmiş. Resulullah a.s. veda hutbesinde ashabına zamanı söylemiş, bulunduğu günü ayı yılı tekrarlayarak farkında olunmasını istemiş zamanın. Zaman Zaman Zaman yazısını okumaya devam edin

Kalbimizden zorumuz var mı?

KALBİMİZDEN ZORUMUZ VAR MI?
Tabutumun hacmi her gün artarken hayret etme yetimin de gitgide azaldığını hissediyorum. Artık her olay, her kelime bana olağan gelmeye başladı. Bu dünyaya sığamayışın sebebi nedir? Bu bir kalp meselesidir.
Her gün ölümü tekrar tekrar istiyorum.
Mevlana da istiyordu;
Yunus da istiyordu;
Nietzsche de istiyordu;
Shakspeare de istiyordu;
J.P.Sartre da istiyordu…
Ana rahmindeki mutlak rahimiyeti istiyoruz. Oraya geri dönmek istiyoruz.
Çıkmak istiyoruz dünyadan, lakin kapısı yok! Kalbimizden zorumuz var mı? yazısını okumaya devam edin




151 sorgu. 0.5770 saniye.

152 sorgu ile 0.578