Bunca zamandır sitede karalıyoruz,fark etmişsinizdir ki hiçbirimiz yazmıyoruz.İster günce diyelim,ister uygun gördüğünüz başka isim de verebilirsiniz,düzenli fikir teatisi yapıyoruz.Kalenderin Malifullesi olduğu için cam kenarlarında oturup gelen geçene söylenen kocakarılar gibiyim ve bu teşbihten de memnunum.
Memnunum da sıkıntımız var ,meselemiz var,rahatsız olduğumuz konular var,içimizi kurt gibi kemiren,geceleri uyumamıza engel olan düşüncelerimiz var,her gün baş ağrılarımız var,kısacası arkadaşlar bizim çok ciddi meselelerimiz var. ..
Şimdi İsrail’e Türkiye neden saldıramıyor!Türkiye’yi tutan kimdir?
A.Türk ulusunun cesaretsizliği
B.Türk ulusunun vurdum duymazlığı
C.Türk ulusunun köksüzlüğü
C.a . Türk ulusunun “Türk” kalamamasına.
D.Türk ulusunun “kendisine dokunmayan yılın bin sene yaşaması için duâ etmesine”
Tek tek seçenekleri incelediğimizi düşünelim.Diyoruz ki
A.) Türk ulusunun cesaretsizliği : Türk ulusu korkmaz.Bu miliyetçilik sözüyle ilgisi yoktur.Türk milleti köpek gibidir.(teşbih de ki hatadan mesul tutulmayı kabul etmem)ne derseniz o nu yapar.Hatta iyi bir sahip”Türk’e” atıl kurt dediğin de koşan ve avını ilk hamlede alıp gelebilendir ki ,bunu bir çok savaşda sadakatini ve mücadelesini görmüşüzdür.(Ecdadımız bir söz ile dünyanın diğer ucuna gitmiştir.Biz onların tırnaklarına dahi özenemeyiz)Türk ulusu bir istiklal mücadelesi verebilir mi bu soruya hiç girmek istemiyorum.Bu konu da tek bir umudum var ki o da yumurta kapıya dayanınca ,herşeyi yapabilme yetisine sahip olduğumuz…
B.) Türk ulusunun vurdum duymazlığı: Türk ulusu vurdum duymaz mıdır ? Türk nedir? Bir Türk neler yapar? Türkiye ne yapar ? yazısını okumaya devam edin
'istiklal' için etiket arşivi
1
simasını siliverince koyu gölgesinde boylu boyunca kaldırımdan
su sesi duyuldu kadın teninden tasla dökünüyordu bir ibrik
bir ibrik daha naylon leğen sabunlu suyla doluyordu
bir göz izliyordu onu bir yerden farkında değildi
kerpiç ev, kurumuş patlıcan, nemli toprak ve o adam
birlikte bir mevsimi daha kimseye sezdirmeden aşırdılar
aştılar birlikte bir mevsim daha o vakit hava kıştı Bodrum Kattan Notlar (3) yazısını okumaya devam edin
Modern zamanlarda ‘müstekbirlerin’ tanrıyı gökyüzüne hapsederek işlerini yoluna koyduğunu kavradığımı düşünürdüm. Aradan zaman mı geçti postmodern zamanlarda mı seyreder olduk nedir,’müstekbirler’‘istikbarı’ paylaşıma açmayı akıl ediverdiler. Kendi tanrını kendin hapset devri başlamış oldu. Seçenek boldu,her yere sığdı tanrı. Birileri vicdana hapsetmeyi uygun buldu,öbürleri medeniyete. Kimileri cennete,öbürleri cehenneme hapsettiler. Camiye hapsedilen tanrı da vardı,tekkede hapsedileni de. Baktı ki eline geçiren hapsediyor,tanrı da saklanmayı uygun buldu belki de. Saklandı galiba çünkü stadyumda görünmediğini söylüyorlar. Konser salonlarında,sinemada,gökdelenlerde,istiklal caddesinde,Türkiye ekonomisinde,alışveriş merkezlerinde yokmuş öyle diyorlar. Bazı bazı ormanın sessizliğinde,denizin huzurunda,leylanın gözünde görünürmüş lakin lüks otomobillerde ya da ne bileyim horonda,halayda gören olmamış. Saklanmış demek yoksa sağda solda gören olurdu. Sırra kadem basmış. Ara ki bulasın.
vardı
Ali’nin kılıcı
azdı çoğaldı
çoktu azaldı …
hasret şimdi Ömer’in adaletine
gülüne de…
hey yavrum!
….seçtim sececeğimi
!seçtim sessiz
?süremi
_sürgün ses
=sus saçakları …
‘’sancağımın sureti ”
sancağımın
sesi…
Memleket sevgisi;
=Sus saçakları… yazısını okumaya devam edin
Son Yorumlar