- Sitemizi daha kullanışlı hale getiriyoruz… #
- Burada Twitter iştah açıcı olmuş, yazarlar şu an ne yaptıklarını an be an yazabilirler (: #
- Tek başına tırsmayı göze alarak Saw V /Testere Beş’i izledim zerre kadar korkmadım (Hasan) #
- Vodafone’un reklamını tutup operatör değişikliğine gitmek (Hasan) #
- Malifulle.com tam 9 aylık oldu. Önümüzdeki üç ay daha çok asılmalıyız..(Hasan) #
- Dış haberler servisimizden çok özel fotoğraflar Malifulle’de olacak. #
- Ne mi yapıyorum ? bu yaz bekle güzel oldu diyorum.Sigaramdan bir fırt alıyorum Türkiye’de malzeme bitmez diyorum #
- önceki twitter’ı gupsem duru yazmış olabilir benimkiyle karışmasın : ) (hasan) #
- Malifulle’de yayınlanmasını istediğiniz konu başlıklarını forumda açabilirsiniz. (hasan) #
'haber' için etiket arşivi
Londra’ya 2000 yılının aralığında dünyayı görme tutkum ve iş bulamama gibi sıkıntılarım dolayısıyla şans eseri geldim. Böyle bir şeyin gerçek olacağına ihtimal vermemiştim. Ama çıkmadık candan ümit kesmemek lazım düsturuyla hareket edince buralar nasip oldu. Her şeyin hayırlısı demek lazım; burada da çok kötü ve meşakkatli günler geçirdim. Şu aralar hafiflemesine rağmen tam olarak adapte olmak zor. İyi güzel günlerim de oldu; farklı insanlarla tanıştım, farklı milletlerin insan tiplerini, kültürlerin insanlar üzerindeki etkilerini gördüm. Bunun gibi yeri gelince insanın ah işte bu şu olay şu yüzden diyebileceği bir çok vakıa ile karşılaştım. Londra günlüğü yazısını okumaya devam edin
Nem,gözlerin de buse…
Bugün sen ;savaşçı ve kahramansın haberin yok sevdalar el olmuş,dert ikiye bölünmeden zaaflarının içinde sabah inayetine rest demiş bu baharlar.
Teknik,nisa olmuş ve sen bir umudun ardın da adi bir kumpasa gelmişsin.İçinin başkalaşmasının suçunu yükleyecek bir isim de bırakıvermişsin.
Kolalı patiskaların,ütülü çarşafların arasında merdivenlere geldiğin de eldivenlerini çıkarıvermişsin.
Sen gizli sözlerin ardın da, göl üzerinde bir hesapsızsın.Çıktığı yolculukta hazırlıksız yakalanmışsın.
Uzmanlık ütopyaları klişelerinin altın da kalanlar ,Bir sonra ki sayfan da zekaları eziliverir, fark ettirmeden ipler bırakılır kuklalar kapı önlerine düş’ü verir
alkışlar kopar kendinden geçmiş paradide.‘’Bir daha ‘’ diye bağırır rezilliğini örtmek isteyenler
Cennet ,cehennemin en son adresi- Güven, parmaklarının sıhhi imdadı-balkonlar da bayraklar , güvenler tazeleniverir..Başını çevir dudaklarının ateşin de ‘’yer misin derler’’…
Korkma ,tarih güneş batarken üsküdar denizinin üstünde heybetiyle duruverecek.Ezbere bilinen destanlar yüreklere tat verecek…
Niyetçi tavşanlara döndürdün beni ,hangi karttan çekersem çekeyim iyi çıkıyor sana.Neyse ki gün bitmeye istekli her zaman ki gibi…çabuk geçiyor her şey ve unutma hepsi geçecek,annenin de annesi olacaksın bir gün.Sütünü vermeyi bir gün göreceksin.Verince almayı anlayacaksın.
Bilmem ki bu kimin on yedi hali!?
kollarına tarlabaşı kolordu komutanıyla bir yatakta iç edilmiş piç edilmiş oğlan muhafızları kadar kalitesiz uyandığın bir sabahın kusmuğu içinden cümleni alıp hayali ihracatların ihraç fazlası hayallerine yelken açarken kafasında martı galoşlarından hoş çığlıkları arkasında bırakan gemiler gibi ıssız kalmak niyetinde ve bekaretinde davranırken silahına amma acayip insanlarmış bu dünya ne garip ne hoyrat laleler ne plastik midir deyip geçecek misin
bakın deyip cümlene her başladığında seni dinlemeyen iki palyaço alkışıyla uğurlanan başkomserin oğlunu gördüğün rüyanda ki seni seyrediyordu bir yamaçta yalnızdınız kekik topluyordunuz ve lavanta garip heyulalar içinde uçuverdi görkemlerin gökdelenlerin arasından kaçak yolcu taşıyan ambarlardan yorgun cumhuriyetler düşüyordu kalbin susadığı her bir damla için bedel ödemiyordu artı artık ağzı ayazla çarpılmaktan donakalmış dudaklarınız seccadeyi öperken irkiliyordu Bakma Canımın Sıkkınlığı Bundan yazısını okumaya devam edin
Son Yorumlar