İnsanız, aciziz. Başımıza gelen türlü musibetler var. Türlü türlü engebeler, hatalar, günahlar, kaçırılan fırsatlar. İnsanız işte. Cennetin de cehennemin de olduğu, şeytanın da meleğin de olduğu bir dünyadayız. Her gün yeni bir dert yeni doğan günle yakamızda. Bozulan ekonomi, tepemizde dönen dolaplar, düşen borsa, çıkan döviz, işsizlik ve savaşlar… Uzar gider bu liste… Dışımızda bunca gelişen sıkıntıya ek olarak bir de kendi içimizdeki kendi ruhumuzdaki savaşları eklersek, bizim de yerlerde sürünen ruhumuz, her gün kan kaybeden kalbimiz, yolunu şaşırmış aklımız. Günahlarımız, hatalarımız, pişmanlıklarımız… Bir yok oluş, bir dağılma, bir şaşkınlık hali üzerimizde. Ne yapacağını bilememe, ne söyleyeceğini, nerde duracağını bilememe ve buna bağlı olarak son sürat özümüzden uzaklaşma hali… Eğer inanıyorsanız en güçlü sizsiniz! yazısını okumaya devam edin
'güven' için etiket arşivi
Nem,gözlerin de buse…
Bugün sen ;savaşçı ve kahramansın haberin yok sevdalar el olmuş,dert ikiye bölünmeden zaaflarının içinde sabah inayetine rest demiş bu baharlar.
Teknik,nisa olmuş ve sen bir umudun ardın da adi bir kumpasa gelmişsin.İçinin başkalaşmasının suçunu yükleyecek bir isim de bırakıvermişsin.
Kolalı patiskaların,ütülü çarşafların arasında merdivenlere geldiğin de eldivenlerini çıkarıvermişsin.
Sen gizli sözlerin ardın da, göl üzerinde bir hesapsızsın.Çıktığı yolculukta hazırlıksız yakalanmışsın.
Uzmanlık ütopyaları klişelerinin altın da kalanlar ,Bir sonra ki sayfan da zekaları eziliverir, fark ettirmeden ipler bırakılır kuklalar kapı önlerine düş’ü verir
alkışlar kopar kendinden geçmiş paradide.‘’Bir daha ‘’ diye bağırır rezilliğini örtmek isteyenler
Cennet ,cehennemin en son adresi- Güven, parmaklarının sıhhi imdadı-balkonlar da bayraklar , güvenler tazeleniverir..Başını çevir dudaklarının ateşin de ‘’yer misin derler’’…
Korkma ,tarih güneş batarken üsküdar denizinin üstünde heybetiyle duruverecek.Ezbere bilinen destanlar yüreklere tat verecek…
Niyetçi tavşanlara döndürdün beni ,hangi karttan çekersem çekeyim iyi çıkıyor sana.Neyse ki gün bitmeye istekli her zaman ki gibi…çabuk geçiyor her şey ve unutma hepsi geçecek,annenin de annesi olacaksın bir gün.Sütünü vermeyi bir gün göreceksin.Verince almayı anlayacaksın.
Bilmem ki bu kimin on yedi hali!?
Bismillahirrahmanirrahim
Doğrusu Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.
Kadir gecesinin ne olduğunu ne bildirdi ki sana?
Bin aydan hayırlıdır o Kadir gecesi.
Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle (yapılacak) her iş için peyderpey inerler.
Bir selam (güvenlik) dir o gece, ta tan atana kadar.
97/1-5
Malifulle editörlerinden, Sistemsiz Sistem Notları yazarı Hasan Çetin’le yaptığımız söyleşinin ikinci bölümünü yayınlıyoruz. İlk bölümü kaçırdıysanız tıklayın: “İçimizde Tanrının tanecikleri çarpışıyor!”
M: Peki ne olacak burada? Yani müfteri durumuna düşen birisiyle empati mi kuralım? Kötülük edeni anlayışla mı karşılayalım? Kendi ettiğimiz kötülüğe kılıf mı üretelim?
Elbette hayır. Müfteriye hakettiği cevabı vermezsek o zaman başımız yanar. Kimyamıza en ufak saldırıyı dahi önemseyeceğiz. Bir kötülükte bulunduysak da. Kendimizden gayrı bir kimsenin hakkına tecavüz ettiysek, ona görünür-görünmez bir zarar verdiğimiz artık meşhursa, o halde burada, kendimize karşı dürüst olacağız. “Vicdan ilahi bir takiptir.” Bizi savrulmaktan, koparılmaktan alıkoyan nedir? Yani insaniyetten uzaklaştıran her neyse ona karşı duruşun bir anlamı olmalı. Demek bir referans var bu denge noktasında. İçimizde bir evren var. Bir şirazesi var gönlümüzün. Şehvete yahut merhamete raptolan tarafımızın ayırdında olabilecek bir terazi. Müfteriler Çok Sevinmesin 2 : “Emin olun müfteriler bu röportajı sonuna dek okuyacak!” yazısını okumaya devam edin
Son Yorumlar