Bunca zamandır sitede karalıyoruz,fark etmişsinizdir ki hiçbirimiz yazmıyoruz.İster günce diyelim,ister uygun gördüğünüz başka isim de verebilirsiniz,düzenli fikir teatisi yapıyoruz.Kalenderin Malifullesi olduğu için cam kenarlarında oturup gelen geçene söylenen kocakarılar gibiyim ve bu teşbihten de memnunum.
Memnunum da sıkıntımız var ,meselemiz var,rahatsız olduğumuz konular var,içimizi kurt gibi kemiren,geceleri uyumamıza engel olan düşüncelerimiz var,her gün baş ağrılarımız var,kısacası arkadaşlar bizim çok ciddi meselelerimiz var. ..
Şimdi İsrail’e Türkiye neden saldıramıyor!Türkiye’yi tutan kimdir?
A.Türk ulusunun cesaretsizliği
B.Türk ulusunun vurdum duymazlığı
C.Türk ulusunun köksüzlüğü
C.a . Türk ulusunun “Türk” kalamamasına.
D.Türk ulusunun “kendisine dokunmayan yılın bin sene yaşaması için duâ etmesine”
Tek tek seçenekleri incelediğimizi düşünelim.Diyoruz ki
A.) Türk ulusunun cesaretsizliği : Türk ulusu korkmaz.Bu miliyetçilik sözüyle ilgisi yoktur.Türk milleti köpek gibidir.(teşbih de ki hatadan mesul tutulmayı kabul etmem)ne derseniz o nu yapar.Hatta iyi bir sahip”Türk’e” atıl kurt dediğin de koşan ve avını ilk hamlede alıp gelebilendir ki ,bunu bir çok savaşda sadakatini ve mücadelesini görmüşüzdür.(Ecdadımız bir söz ile dünyanın diğer ucuna gitmiştir.Biz onların tırnaklarına dahi özenemeyiz)Türk ulusu bir istiklal mücadelesi verebilir mi bu soruya hiç girmek istemiyorum.Bu konu da tek bir umudum var ki o da yumurta kapıya dayanınca ,herşeyi yapabilme yetisine sahip olduğumuz…
B.) Türk ulusunun vurdum duymazlığı: Türk ulusu vurdum duymaz mıdır ? Türk nedir? Bir Türk neler yapar? Türkiye ne yapar ? yazısını okumaya devam edin
'devlet' için etiket arşivi
Londra’ya 2000 yılının aralığında dünyayı görme tutkum ve iş bulamama gibi sıkıntılarım dolayısıyla şans eseri geldim. Böyle bir şeyin gerçek olacağına ihtimal vermemiştim. Ama çıkmadık candan ümit kesmemek lazım düsturuyla hareket edince buralar nasip oldu. Her şeyin hayırlısı demek lazım; burada da çok kötü ve meşakkatli günler geçirdim. Şu aralar hafiflemesine rağmen tam olarak adapte olmak zor. İyi güzel günlerim de oldu; farklı insanlarla tanıştım, farklı milletlerin insan tiplerini, kültürlerin insanlar üzerindeki etkilerini gördüm. Bunun gibi yeri gelince insanın ah işte bu şu olay şu yüzden diyebileceği bir çok vakıa ile karşılaştım. Londra günlüğü yazısını okumaya devam edin
Malifulle editörlerinden, Sistemsiz Sistem Notları yazarı Hasan Çetin’le yaptığımız söyleşinin ikinci bölümünü yayınlıyoruz. İlk bölümü kaçırdıysanız tıklayın: “İçimizde Tanrının tanecikleri çarpışıyor!”
M: Peki ne olacak burada? Yani müfteri durumuna düşen birisiyle empati mi kuralım? Kötülük edeni anlayışla mı karşılayalım? Kendi ettiğimiz kötülüğe kılıf mı üretelim?
Elbette hayır. Müfteriye hakettiği cevabı vermezsek o zaman başımız yanar. Kimyamıza en ufak saldırıyı dahi önemseyeceğiz. Bir kötülükte bulunduysak da. Kendimizden gayrı bir kimsenin hakkına tecavüz ettiysek, ona görünür-görünmez bir zarar verdiğimiz artık meşhursa, o halde burada, kendimize karşı dürüst olacağız. “Vicdan ilahi bir takiptir.” Bizi savrulmaktan, koparılmaktan alıkoyan nedir? Yani insaniyetten uzaklaştıran her neyse ona karşı duruşun bir anlamı olmalı. Demek bir referans var bu denge noktasında. İçimizde bir evren var. Bir şirazesi var gönlümüzün. Şehvete yahut merhamete raptolan tarafımızın ayırdında olabilecek bir terazi. Müfteriler Çok Sevinmesin 2 : “Emin olun müfteriler bu röportajı sonuna dek okuyacak!” yazısını okumaya devam edin
7-11 Mayıs 2008 tarihlerinde 23.Türkiye Maliye Sempozyumu Antalya / Belek’te Xanadu Hotel’de yapıldı. Her yıl yapılan bu sempozyuma yine üniversitelerin maliye bilim insanlarından Maliye Bakanlığı üst düzey personeline kadar geniş bir katılım oldu. Sempozyumu kaçırmayanlar arasında Maliye Bakanı da vardı. Eşi ve torununu da getiren Unakıtan hotelde iki gün eğlence dolu zaman geçirdi. İlk akşam gala yemeği (O da neyse ?) düzenlenmişti. Saatler süren bu yemek esnasında şarkıcı bir amca değişik dillerde şarkılar söyledi. Maliye Bakanı’nın eşi masalarına yaklaşan şarkıcı amcanın elinden mikrofonu alarak eşine dönüp şarkı söylemeye başladı. Öyle içtendi ki sanki liseli aşıklar gibiydiler. Tabi bakan da etkilenerek Sakallı Unakıtan yazısını okumaya devam edin
Son Yorumlar