Nem,gözlerin de buse…
Bugün sen ;savaşçı ve kahramansın haberin yok sevdalar el olmuş,dert ikiye bölünmeden zaaflarının içinde sabah inayetine rest demiş bu baharlar.
Teknik,nisa olmuş ve sen bir umudun ardın da adi bir kumpasa gelmişsin.İçinin başkalaşmasının suçunu yükleyecek bir isim de bırakıvermişsin.
Kolalı patiskaların,ütülü çarşafların arasında merdivenlere geldiğin de eldivenlerini çıkarıvermişsin.
Sen gizli sözlerin ardın da, göl üzerinde bir hesapsızsın.Çıktığı yolculukta hazırlıksız yakalanmışsın.
Uzmanlık ütopyaları klişelerinin altın da kalanlar ,Bir sonra ki sayfan da zekaları eziliverir, fark ettirmeden ipler bırakılır kuklalar kapı önlerine düş’ü verir
alkışlar kopar kendinden geçmiş paradide.‘’Bir daha ‘’ diye bağırır rezilliğini örtmek isteyenler
Cennet ,cehennemin en son adresi- Güven, parmaklarının sıhhi imdadı-balkonlar da bayraklar , güvenler tazeleniverir..Başını çevir dudaklarının ateşin de ‘’yer misin derler’’…
Korkma ,tarih güneş batarken üsküdar denizinin üstünde heybetiyle duruverecek.Ezbere bilinen destanlar yüreklere tat verecek…
Niyetçi tavşanlara döndürdün beni ,hangi karttan çekersem çekeyim iyi çıkıyor sana.Neyse ki gün bitmeye istekli her zaman ki gibi…çabuk geçiyor her şey ve unutma hepsi geçecek,annenin de annesi olacaksın bir gün.Sütünü vermeyi bir gün göreceksin.Verince almayı anlayacaksın.
Bilmem ki bu kimin on yedi hali!?
Şehire yüzü düşünce karın
Son Yorumlar