Dön dolaş, vur dalaş/ Ya da gel beri sarmaş dolaş…

Kalp

İnsanların hala daha birbirilerine vuruyor olması ve birbirleri ile dalaşıyor olması, sarmaş dolaş olunması için fırsatın kaçmış olmadığının da delilidir. Gözleri bağlayanlar henüz istedikleri şeye ulaşamamışlar demektir bu. Gözü bağlı olanlar sarmaş dolaş olmak için biraz daha gecikilirse böyle bir şansları da olmayabilir. Çünkü gözleri açıldığında, artık başkalarının gözleriyle bakıyor olacaklardır hayata.

İnsan, şu kısacık ömründe bir takım hedefler belirler ve bu hedeflere doğru ilerler. Hep ilerler. Hayat, bu ilerleyişten başka bir şey değildir. Bu ilerleyiş bize insanın ne yönde hareket ettiğini/etmek istediğini gösterir. İstikameti belirler. Bu yön, istikamet, aynı zamanda neyin tarafı olunduğunun, yönün hangi tarafa dönüldüğünün de göstergesidir.

İnsanın yönünü kaybetmesi demek tarafını kaybetmesi, bertaraf olması demektir. O yüzden insanoğlu mutlaka bir tarafa yönelmek, dâhil olmak ister. Bu onun yaşam güvencesidir aynı zamanda. Yönünü değiştirmesi, tarafını değiştirmesidir. Bu bir ihanet olabileceği gibi bir kurtuluş da olabilir. Bir de yönünü tutturamamış olmak vardır. Bu insanın gözlerinin bir bezle kapatılması haline benzer. Önünü net olarak göremediği için yönünü tayin etmekte sıkıntı yaşar. Hedefe doğru ilerleyemez, çünkü hedef belirsizdir. Yönü tutturamadığı için dönüp başka bir yönden gelmekten başka bir seçeneği yoktur. Döner dolaşır… Arada sırada bir diğer gözü kapalıya vurur ve sık sık dalaşır. Bu insanların gözlerini bağlayanlar da, onlara el çırpıp, dalaşmaları ve kavgaları seyredip, eğlenirler. El çırpanların hedefleri ve yönleri de eğlenme merkezlidir.

Eğlenmek üzere bir araya toplanmış insanların keyfini kaçıracak tek şey; gözleri bağlı olan insanların kucaklaşıp, sarmaş dolaş, kâh ağlayarak kâh gülerek dönüp dolaşmalarıdır. Böylece er geç doğru yön tayin edilebilir. Karşılaşabilecekleri bir engel kalmaz ortada. Birbirleriyle dalaşmaz ve birbirlerine vurmazlar. Başlarına gelebilecek en kötü şey el çırpanların onları itip kakması, belki yere yıkmaya yeltenmesi olabilir ki; bu durum gözlerden bağın çekilip çıkarılmasıyla sonuçlanır. Yere yıkılma tehlikesi bir refleks olarak gözlerdeki bağı çözüverir. Böylece sarmaş dolaş, esaslı bir yön tutturulabilir.

İnsanların hala daha birbirilerine vuruyor olması ve birbirleri ile dalaşıyor olması, sarmaş dolaş olunması için fırsatın kaçmış olmadığının da delilidir. Gözleri bağlayanlar henüz istedikleri şeye ulaşamamışlar demektir bu. Gözü bağlı olanlar sarmaş dolaş olmak için biraz daha gecikilirse böyle bir şansları da olmayabilir. Çünkü gözleri açıldığında, artık başkalarının gözleriyle bakıyor olacaklardır hayata.

Yorum Yapın

Eposta adresi yayınlanmaz/paylaşılmaz. * işaretli alanlar doldurulmalıdır.

*
*