->
Merhaba arkadaşlar, yoğun bir haftanın ardından Cuma Press görüşmesinin ikincisindeyiz. Görüşmeye katılamayanlar geçen haftanın konusu “Türban”ı okuyabilirler önce.
İkinci cuma oluyor bu evet. Bugün toplanmak için biraz geciktik. Hayırdır?
Açıkçası son dakikaya kadar yaşanan yoğun haber trafiğinden kaynaklanıyor bu. Son dakika gelişmeleriyle beraber, aslında Pazartesi gününde kararlaştırdığımız konuyu konuşacağız.
Kosova yani.
Evet Kosova. Kosova ‘bağımsızlığını’ ilan etti. Hemen ardından Amerika ve Avrupa Birliği ülkelerinin sırayla bu bağımsızlığı tanıması.
Bu ‘tanınır bağımsızlığı’ açmak gerek aslında. Ya da şöyle diyelim. Bu bir istiklâl midir? Kosova bir istiklâl zaferi mi kutluyor şu an?
Avrupa’nın göbeğinde, kendi topraklarında bir avuç müslümanın hür yaşama ihtimali ortadan kaldırıldı sırayla. Saraybosna müslümanları, Balkan müslümanları, sırayla.
Aslında Avrupa kıtasında müslümanların kaderini tayin ettiği bir ülkenin varlığı rahatsızlık verici olmakla kalmıyor, kültürüyle ve etnisitesiyle derhal kazınması gereken bir toplum var orada. Nitekim Sırpların vahşi soykırımı dünya kamuoyuna başarıyla unutturulabildi.
Kim tarafından?
Sistem. Sistemli bir ‘kazanma’ taktiği uygulanıyor. Bu açık bir şey. Tekrar bu ‘tanınır bağımsızlığa’ dönecek olursak..
Evet, dünya sisteminin kendisine gösterdiği serbestiyet ölçüsünde bir bağımsızlık olduğu anlaşılıyor. Müslüman kimliğin, yani sistem karşıtı olabilirliğin, yani aslında özgürlüğün önplanda olamayacağı bir yer gösterildi Kosova’ya.
Özgür derken, özü-gür de değil yani. Özü budanmış bir Kosova’nın bağımsızlığı.
Aynen öyle. Sırbistan’dan bağımsız ve fakat sisteme bağımlı bir ulus-devlet.
Türkiye’yi gözardı ediyor gibiyiz bence. Yani Türk bayrağı, Yeni Kosova’nın bağımsızlık zaferi kutlamalarında Yeni Kosova ve Amerikan bayraklarıyla birlikte dalgalanan üçüncü bayrak oldu. Kosova’yı tanıyan ilk ülkelerden oldu.
Kosova toplumu aslında başına her olay geldiğinde dünyada her ülkeden çok Türkiye’yi ilgilendiren toplum oldu. Oranın halkı her zulme uğradığında elinden bir şey gelmiyor diye en çok üzülen, yüreğine ateş düşenler bizim halkımız oldu.
Birleşmiş Milletler adına görev yapanlar arasında Türk askerlerinin farklı bir yeri oldu hep. Aslında, Kosovalılar, kendilerini Türkiye’nin vilayeti gibi görmeye bile oldukça yatkınlardı. Orada kültürüyle, ahlâkıyla, tavrıyla bir “Tür/k” var.
Burada kaç nesildir Kosovalılar yaşıyor, çoğu mülteci kamplarında, kaç nesildir. Sırp mezaliminden kurtulan..
Kosova-İstanbul arası Türkiye’nin iki şehri arasındaki mesafe kadar. O doğru.
Bütün bunları konuşurken, sanki Türkiye’nin bağımsızlığı üzerine konuşuyormuşuz gibi hissettim. İstiklal harbiyle kazanılan ‘şey’ ne idiyse o tıpkı Kosova örneğinde olduğu gibi sisteme teslim ediliyor.
Türkiye istiklâlini kaybetmek karşılığında neyi kazanıyor bilmek gerek. Kazanan Türkiye de değil zaten. ‘Kazan, kazan’ şiarını dillerine dolayan bir iktidar var başımızda. Onlara bunu söylettiren muktedir güç başkası.
Türkiye (ve Türkiye dolayısıyla dünya milletleri için de) tehlike altında olan şey büyük bir ‘istiklâl’ meselesi. ‘Rejim tehlikesi’ ve türev tehlike ifadeleri bunun yanında sönük, ciddiyetsiz ve aptalca kalıyor.
Kuzey Irak’ta ‘istiklâl’imizi korumak adına ‘flash’ bir kara operasyonu gerçekleştiriliyor. Bu sıcak, taze bir haber gibi görünüyor.
Ama değil. Daha iki gün önce youtube’da harekatın tarihi ‘cnksari’ rumuzlu biri tarafından duyurulmuş. Videonun eklenme tarihi operasyondan 2 gün önce.
Şaşırmadık. Operasyon yapılırken ağzımız ondan açık kalmıyor zağar.
Gül’ün önündeki türban yasası ile bir irtibatı olabilir mi? Planlı yürüyen işler var.
“Gül, üniversitelerde türbanın serbest bırakılması için Anayasa’da yapılan değişikliği, diğer özgürlüklere hız kazandırılması, AB reformlarının gerçekleştirilmesi ve bazı vatandaşların endişelerini giderecek düzenlemeler de yapılması önerisiyle” onaylamış.
Sistem tanırsa bağımsız bir Kosova vardır. Sistem isterse başlar örtülü girilebilir okullara.
Sistem tıkır tıkır işliyor desenize.
Evet arkadaşlar, teşekkürler. Malifulle okurunu çok beklettik. Cuma Press yayınına girelim artık. Haftaya görüşmek üzere.
Cesur yüzlere ifade etmiş oldukları kısa ama son derece önemli sözler için teşekkür ediyorum. “Sistem tanırsa bağımsız bir Kosova vardır. Sistem isterse başlar örtülü girilebilir okullara.” Bu cümle özetlemiş meseleyi. Ancak insanlar ’sistem’i aşıp bu cümleye varabilirler mi bilmiyorum.. En azından şimdilik umutvar olmaya çalışıyorum. Allah herşeyi en iyi bilen, işiten ve görendir.