Kategori Arşivi: KÜLTÜR FİZİK

Yeşil

Usta dedim ‘daha serinken rüzgar hem daha yakıp kavururken neden yeşildir yapraklar?’. Dedi ‘mürşid daim toprağa bakar’. Dedim usta ‘bir yudum dem ile kanılır mı?’. Dedi ‘bir an içre ne oluyorsa,ard arda sanılır mı?’. Usta dedim ‘bir fotoğraf nasıl gülümser?’. Dedi ‘hangi serap serinletmez?’. Dedim usta ‘vişneli kahve içtin mi?’. Dedi ‘dupduru hem yeşil ırmaklardan geçtin mi?’. Usta dedim ‘bir yanlış nerden alır,nereye götürür?’. Dedi ‘günah da yok,sevap da aslında amma ki tekliften ötürü’. Dedim usta ‘bir flüt sesi duyuyor musun sen de uzaktan?’. Dedi ‘evet ak pak ellerden bir beyazlık yayılıyor etrafa ufaktan’. Usta dedim ‘yeşil silinir mi bahardan?’. Dedi ‘üşür mü sararmış yapraklar kardan?’. Dedim usta ‘parmaklarından yapılmış bir çerçeveye sığsaydı hayat’. Dedi ‘cananın gölgesinde uyu,yeşilin tenhasında yat’. Usta dedim ‘yusuf’un rüyasında gördüğü yeşil başak hangi toprakta biter’. Dedi ‘nurun ocağında bahar kaynayıp yeşil tüter’. Dedim usta ‘yağ satarım bal satarım,sen ölürsen ben n’aparım?’. Dedi ‘gönül hüzünlenir göz yaş döker’. Usta dedim ‘fıstığın kabuğundaki sır nedir?’. Dedi ‘sır kabukta değil, içi yeşil’.

“O ki, sizin için yeşil ağaç’tan bir ateş oluşturdu… İşte bak ondan yakıyorsunuz!.”

“(Bu iki cennet) yemyeşildirler”

Kur’an-ı mecid

Hayat - Memat

Akla kapı açıp ihtiyarı elinden almamak diye özetlenen bir hükm-ü ilahiden ne vakitler uzaklaştık ? Aklı ifsad aracı sanıp sinen,sindikçe sindirmeyi seçen ehl-i din ihtiyarı tuğyan ile birlikte anmayı uygun buldu. Duygular törpülenmeli,sevgiye ilahi kilitler vurulmalıydı artık. Estetik dünyevileşme emaresi yaftasıyla itilip bayağılık kutsal kavramlarla servis edilmeliydi. Ne yapacağı belli olmayan bir tanrı dört bir yana günah mayınları yerleştirmiş,imkansızı isteyip gerçekleşmediğini gördüğünde küplere biniyordu. Devamını Oku »

O nerde?

Daha ne kadar savrulacağız bilmiyorum. Bir oraya bir buraya. Ülkemin! Gündemine yetişemiyorum. Nefes nefeseyiz.Öyle filimler oynanıyor ki sahnede izledikten sonra şoktayız. Ergenekon çıktı sahnelere, konamadı ama bir yere. Öyle hayretler içinde izlendi ki. Gişe rekorları kırdı. İşlerine geldiği zaman Türkiye anayasasının ve hukukunun özgürlüğünden bağımsızlığından dem vuranlar, söz söyletmeyenler her nedense bir anda “u” dönüşü yaptılar. Kuyruk acısı mıdır bilmem ama rollerini süper oynadılar. Oynuyorlar da.

Devamını Oku »

Piaf / Kaldırım Azizesi

Piaf / Kaldırım Azizesi

 

Akşam üzerileri gelirdi böyle yarım ağız selam çakardı

Yüzünde şeytani bir tebessüm biraz erkek biraz kadındı

Ben ne kadar gülersem gelişine o; o  kadar ağlardı

Biraz çocuk  biraz insan biraz gündüz biraz akşamdı

Yüzünde şeytani bir tebessüm biraz erkek biraz kadındı

Devamını Oku »

Bilmiyorum.

Rutubet kokusu yanık tenlerin ırzına geçiyordu.
Gemiler kalkıyordu bir sefer daha
çapanlara yosunlar arkadaşlık ediyordu.
Tutuşuyor kalpler öyle mi(?)Öğlen de karpuz, peynir, ekmek gözün dana da kalıyordu. Söz söylüyordu sözü efendisi olmuş o söylüyor o dinliyordu. Devamını Oku »