Sanırım insanın doğrusundan yanlışından daha çok, o doğru ve yanlıştan sonra nasıl ve nerde durduğu önemli. Yanlış yapmadan olmuyor, insanız. Hatalarımız günahlarımız var, olacakta. Doğrularımız başarılarımız var. “Eyvah”larımız, “keşke”lerimiz olduğu kadar “iyiki”lerimiz de var. Ama bunlardan daha önemlisi, sonrasında nasıl bir tutum sergilediğimiz. Hangi zamanda, hangi ruh halinde devam ettiğimiz yolumuza, yüzümüzü hangi yöne döndüğümüz.
Başarılarımızı kendimizden bilip Allah’ı unutuyor muyuz?
Biraz rahatlık görünce Yaratanı nerede bırakıyoruz?
Ya hatalarımızda, günahlarımızda, köşeye sıkıştığımızda?
Bu seferde isyan bayrağını mı açıyoruz?
Neden böyle oldu deyip hesap mı soruyoruz Allah’a?
Yada hatalarımızda takılı kalıp şeytanın açtığı psikolojik savaşta teslim olup depresyona mı giriyoruz? Devamını Oku »
Kaçıp kaçıp kuytularda ağlamakta neyin nesi? Nedir bu öfke? Nedir bu gözlerinde çakan şimşekler? Yorgunsun biliyorum hem de çok. Ne çok birikmişlik var üzerinde. Artık martılara da simit atmaz oldun. Neleri kaybediyor neleri kazanıyorsun. Gözlerinden okuyorum seni. Kalbin sıkışıyor biliyorum. Biliyorum kaç kere zehir yuttun, yutuyorsun da hâlâ. Kaç kere sıktın avuçlarını, kahrettin. Gıkın çıkmıyor. Benden başka da bilen yok korkma. İstemezsin göz yaşların görünsün. Bu kadar hiç tükenmemiştin değil mi? En çok karanlıktan korkansın ya, hani odanda gecenin karanlığında ufacıkta olsa bir ışık vardır hep. İşte şimdi karanlık kadar hayatta korkutuyor seni biliyorum. Zaman korkutuyor. İnsanlar korkutuyor.
Arıyorum inan. Gecenin karanlığında odanı aydınlatan ışık gibi bir ışık arıyorum senin için. Ne olur sende vazgeçme.Yut yutabildiğin kadar kelimelerini. Hatırla nelerin üstesinden geldiğini. Nasıl dimdik ayakta durduğunu hatırla. Rabbinin seni nasıl sevdiğini ve ne olursa olsun yinede bırakmadığını hatırla. Kim vardı ki yanında O’ndan başka? Ve kim var şuan yanında O’ndan başka? Onca isyan onca günah onca riyaya rağmen seni karşılıksız ve sonsuz bir sevgiyle seven, darılmayan, bekleyen, gözeten başkası mı var? Ama dayanamıyorum deme. Yaşamaya bak bu gerçeği. Bu rahmet günlerini yeni bir sayfa belle ve rahmet iste bol bol. Yine odanın camından ufka dal. Derin derin sabahın ilk nefesini çek içine. Ruhunun yanında ol. Kendine yüz çevirme sakın. Yüreğini O’na daya.
Bu müziği dinlememiştim uzun zamandır.Senin şarkıların değiştiğinden beri. Sen unuttun belki ama ben unutmadım bu müziği ne çok sevdiğini.Hani dinlerdin ya tekrar tekrar. Bu gece sana hediyem olsun.
Zaman kavramı üzerine kala kaldım günlerdir. Nedir bu zaman? Nasıl durdurulur? Nasıl geçer gider? Sık sık soruyorum kendime .Günlerden ne? Hangi aydayım? Seneler nasılda kayıyor gidiyor? Elimizde hiçbir şey yok. Zamanı kontrol edememenin sancısı başlıyor düşündükçe. Sanki bir nehir, akıp gidiyor ve götürüyor ne varsa iyi-kötü, doğru-yanlış.. Boşaltıyor en sonunda sonsuz bir okyanusa.
Ku’an-ı kerimde de üzerinde durulmuş zamanın. Öyle ki zaman üzerine yemin edilmiş. Resulullah a.s. veda hutbesinde ashabına zamanı söylemiş, bulunduğu günü ayı yılı tekrarlayarak farkında olunmasını istemiş zamanın. Devamını Oku »
Aldım geceyi karşıma , buldum bir dipsiz kuyu .Hani o sımsıkı tuttuğum yüreği bıraktım avuçlarımın arasından.Savurdum en diplere. Sarmamaya tövbe ederek bir daha. Bakmamaya bir daha gözlerine tövbe ederek, kustum ne varsa içimde. Bağırdım bağırabildiğim kadar. Bir daha dedim asla, asla, asla !…Kimseler duymadı.
…
Sonra topladım ne kadar soru işareti varsa aklımda, ne kadar virgül koyduysam cümlelerimin sonuna.Attım onları da dipsiz kuyuya. Geride kalan tek noktaydı.
Geceye dedim ört beni. Kimseler bulmasın. İzin verme dedim avuçlarımın kanamasına. Güneş doğuyordu dağların ardından. Kimseler bilmeyecekti neleri götürdü bu gece. O dipsiz kuyuya neler bırakıldı. Zamanlardan hangi zamandı? Ne çok kelime yitirmişti anlamını?
Zifiri bir gecede yürümek gibi hayat. Tehlikeli, delice, öyle böyle değil. Kocaman çukurlar var bekleyen. Korkunç uçurumlar. Bataklıklar var daha düşmeden seni içine çekmek için duran yolunun tam ortasında. Yarasalar var kanını emmek için bekleyen. Zifirimi zifiri bir gece. O insanın iliklerini donduran karanlığın yanında bir de soğuk. Nefesini kesen… Devamını Oku »