Ne yiyor, ne içiyorsun
Elde değil aklım sende
Gece çok geç yatıyorsun
Gel de bir demli çay iç bende
…
A nenni nenni
Kınalı kuzum
Büyüdün de adam mı oldun
Yanağı pembem, dudağı kirazım
Gözü okyanusum iyi ki doğdun
*Sezen Aksu.
Bugün bütün gün dostlarımla tuttuğumuz evin badanasını yapmakla geçti. Merak edenler için söyleyeyim, lila rengine boyadık. Çok da güzel temiz oldu. Hem keyifliydi hem yorulduk. Akşam eve geldim, gayriihtiyari listeden seçtim bu şarkıyı.. (Bugünlerde hissikablelvuku olmak hadisesi sık geliyor başıma. Bir de dün çok sevdiğim, lila rengini seçen hani, biricik kardeşimin dedesi vefat etmişti. Onun telefonda hıçkırıkla karışık sesini duymadan önce rüyamda ben ağlıyordum hıçkıra hıçkıra.. Böyle hadiseler geliyor son günlerde başıma..neyse..vardır bir hayır.)
Özel günler, haftalar, aylar.. malifulle kadrosu olarak hiç hazzetmediğimiz, kıl-yün-nem-gıcık-allerji kaptığımız hadiseler olduğu için pek lafını sözünü etmeyiz. Ama bu gün, bu sene, her nedense farklıydı. Kimseye ihanet etmeyen, kimseye yalan söylemeyen, kimsenin günahını almayan, kendimize, nefsimize toz konduramadığımız bizler, hani o çok temiz çocuktur, iyi adamdır, akıllı kızdır dedikleri, hani o çok haklı olan bizler, annelerimize yapılabilecek bütün hıyarlıkları, şeytanlıkları, kötülükleri ettik. Arkalarından iş mi çevirmedik, dolap mı döndermedik, fırsat mı kollamadık.
Bu yürek çarpıntısı ömürlük biliyorsun
Büyümedin hiç gözümde
Bebeğim sen ne diyorsun
Bir dualık mesafedeyim
Ne zaman sıkışırsan yanındayım
Ha bu arada soğudu havalar aman ha
Üşütme yine, kurbanın olayım
Yalanın da ihanetin de felaketin de kralını onlara biz yaptık. Dürüst olalım. Dürüst olmadık. En büyük yalanı annemize attık. Ondan daha büyük yalan attığımız bir kimse de olmadı ömrü hayatımız boyunca.
Anne. Özür dilerim. Seni seviyorum. Bunu dolu dolu söyleyebildiğim tek kadın, tek insan sensin. Dünyanın en güzel, en mahir, en mükemmel annesi de sensin. Bütün bunlar için teşekkür etmekten başka ettiğim yok.
Not: Bayan yazarlarımız hummalı bir şekilde dikiş işine girişmişler. Anlatırken ağızlarından bal damlıyordu. Bir vakit tarhana (çorbasını yapmayı değil kendisini üretmeyi) öğrenin ey bacılarım derken yorum lincine uğradığımı hatırlıyorum
Geleceğin annelerini, yani girişimci iş kadınlarını, bayan yazar arkadaşlarımı ve malifulle okurlarının çoğunluğu olan bayanları da tebrik ederim. Klişe gibi, ama değil. Teşekkürler.