->
Tenhalarda sağanak sağanaktı saçların. Kulaklarınla buluştuğu yerde nefes nefeseydi. Bilmem hangi makamda tilavet edilen bir fısıltı taştı kıyılarından kıyılarıma. Seni almaya geldim dedi. Sonra beni vermeye. Aldım kabul ettim. Dilime yaban ekşisi tadı bırakan benin elinden tuttum. Eli sıcaktı. Sirayet edişi hayret edilecek letafette bir sıcaklık. İki kürek kemiğimin ortasından göğsüme doğru seyreden. Hem el ele hem yan yana yürüdük benimle. Hissederek lakin görmeden,ona doğru belki ama onunla. Bir çay bahçesinde bulduk kendimizi. Ünsiyet ile gelen muhabbet benin yabansı haşyetini ehlileştirdi sanki. Bu bahçedeki güller sanki benin toprağında kök salmıştı. Çaydan bir yudum aldık. Kokusu bene yabancı değil,tadı benin diline aşina. Denize baktık. Baktıkça göz göze geldik. Dalgaların müsebbibi benin kirpikleri,kaşların kıyısıymış gözlerimin. Derken el alem muhabbete dahil oldular. El alem derken elim gibi beni tutan alem gibi içinde olduğum içimde olan insanlardı muhabbet ehli olanlar. Türküler söyledik. Sesimin yankısı kulaklarımı akort ediyordu sanki. Benime sarıldım,kalbime yöneldim. Bir ilahi raks içinde ritm tutmaya başladık. Subhanallah .. Elhamdulillah .. Allahu ekber .. !
“Ey O Nefs-i Mutmainne!”.
“Radiye olarak, Mardıyye olarak Rabbine (hakikatına) rücu’ et!”.
“Kullarımın içine dahil ol!”.
“Cennetim’e dahil ol!”.
amin