Kahir ekseriyet öğleye doğru şeytanlarım
Ya ben ya da kendim biçiminde uğruyor odama
Aynaya yansıyan ile yansıtılan arasındaki yedi fark
Birbirine bakıyor farklar birbirinden korkarak
Natıkama nüfüz ediyorlar ve sonra nasıl oluyorsa
Kendimi bir şair gibi buluyorum Üsküdar da
Kadınlar güvenmezler ya şaire ben yinede
Otobüsten her inende şansımı deniyorum
Kimse bakmıyor yüzüme bukalemun gibi
Ruhumun bütün zilletine tebessüm ediyorum
Nede olsa ben bir suyum ve kaplar benim için
Kendimi sığdıramasam da henüz bir kaba
Ezan sesi ile minarenin şerefesinden düşüyorum
Tiyatral bir yok oluş benimkisi cinayet saatinde
Ben varım lakin kendim yok o vakitte fatih camiinde
Bir cenazenin arkasında ayetel kürsi okuyorum
Sartre bulanıklaştırıyor zihnimi Nietzsche açıyor
Varoluşumun trajikomik öyküsünün en çok
Komik olan bölümünü okumasını seviyorum
Jartiyerinde asılırken ruhum sevgilimin
Sütyeninde kafatasımı sığdıracak kadar beşerilik
Bütün ilahi kurallara saygı ile isyan ediyorum
Arafta çaresiz bir bedevi sanki ruhum
Cennet ve cehennem arasında gidip geliyorum
Los Angeles de amerikan rüyası görürken
Mösyö Fatih diyor bir ses yönsüz bir yerden
Kendim ne kadar acizleşirken “ben”im
O kadar şuursuzlaşıp taşıyor içimden
köstebekler gibi başımı toprağa gömüyorum
Sevdiğim kadının en güzide muhannetiyim
Benden başka kime tükürebilir bu tabiri
Hanımefendiye saygım sonsuz lakin Tanrım
Affet beni haince şeyler geçiriyorum aklımdan
Mukayyet ol bana onu çıplak gördüğüm her vakit
Kudurmuş bir hedonist gibi kabarıyorum
Hıncımı almak için varlığından olanca
Mukaddes kelimelerinden faydalanıyorum
Mantığım başka şey diyor aklım başka şey
Kalbimi bu işe hiç karıştırmıyorum
4
Ben ve kendim tanrım huzurundayız
Muadele-i akliye ile hakkı itiraf mümkündür
17 Şubat 2008
