->
Karşılıklı rızaya dayalı bir ilişkimiz olsun istiyor sanırım ya da ilişkimizde taraf olmadığından rızanın bir daire çizmesini murad ediyor. Ben ümitliyim. Küçükcük bir tebessüme bile rızasını iliştirmişken O, nasıl ümitsiz olabilirim. Ellerimi bağladığımda yüzünü bana dönüyor hemen. Ellerimi kaldıyorum , parmaklarıma öpücükler konduruyor. Ne yapsam razı olacakmış gibi geliyor sanki bana. Ama O’nun işi zor. Ne yapsa razı edemiyor Ben’i. Koskoca bir misafirhane yapmış , süslemiş püslemiş. Her şeyi ayrıntısına kadar benim için tasvir etmiş. Yok ama görünmüyor gözüme bu muhabbet hediyeleri. Önce içimde bir sıkıntı tahayyül ederek başlıyorum işe. İçimdeki sıkıntıları besleyecek malzemeler devşirip razı olmamanın bir yolunu buluyorum her seferinde. Çarpık kentleşme canımı sıkıyor. İnsanların vurdum duymazlığı bir sıkıntı , hırs-u tamahkarlıkları başka bir sıkıntı oluyor. Köle karakterli insanlar kadar efendi mizaclılardan da iğreniyorum. Güya misafirhane diye bana hazırladığı dünyayı bin yıllardır zalimlere bırakmış olması beni çileden çıkarıyor. Çin kadar üretmek de Türkiye kadar tüketmek de rahatsızlık veriyor bana. Velhasıl ben nasıl razı olacağım bu durumda. Soğuktan-sıcaktan , yanlızlıktan-kalabalıktan , hilmden-gadaptan , zenginlikten- fakirlikten şikayetçiyim. O’nun işi zor. Beni razı etmeyi başarabileceğini sanmıyorum.
“Ben Ümitliyim de Tanrı’nın İşi Zor” için 0 Yorum yapılmış.
Yorum yapın
Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.