Yazar Arşivi: mustafa

Martavallık yapmayın ulen!

18 Mart ÇanakkaleÖzel, anılan, bir şeylere atfedilen bir sürü gün var. Hatta haftalar var. Ben bunları hiç mi hiç önemsemiyorum. Neler oluyor neler. İnsanların kendi vicdanlarını tatmin etmek için bunca çaba sarf etmeleri takdire şayan bir şey aslında. Tabi kendi menfaatleri uğruna bir takım günleri kullananları, daha da fenası bunca günü, geceyi ve de haftayı icat edenleri ayrı ayrı tebrik etmek gerekiyor.

Geçenlerde 18 mart Çanakkale şehitlerini anma gününü kutladık hep beraber. Devamını Oku »

Terbiyesizce

atUnutmadan, alışmadan, terbiyesizce…

Alışmak ve unutmak eylemleri, insan yaşamını kolaylaştıran ve uyumu sağlayan bir işleyiş temin eder. İnsan, yaradılışı gereği kendisine sunulan bu tür kolaylıkları hemen kullanma yolunu seçer. Böylece yeni durumlar karşısında karşılaşacağı olası sıkıntıları engellemeyi düşünür. Taviz vermekten ve vazgeçmekten çekinmez. Neleri kaybettiğini düşünmez bile. O, kendini hep kazançlı sayar. Oysa direnmek ve dayanmak eylemleri de en az alışmak ve unutmak kadar insanlar içindir. Nedense bu eylemler az tercih edilirler. Pek akla yakın tutulmazlar. Devamını Oku »

Herkesin tutturduğu kendine

oyuncuŞu okur-yazar ve de entelektüel geçinen kesime bayılıyorum. Hepsi işini iyi yapıyor doğrusu. Numara çekmekte üzerlerine yok. Yazı yazarken dahi böyleler. Numaradan, ilgi çeksin diye ilginç bir başlık ve sonra salla gitsin. Gerçi bu önemli bir özelliktir. Sezar’ın hakkı Sezar’a. Devamını Oku »

Dön dolaş, vur dalaş/ Ya da gel beri sarmaş dolaş…

Kalp

İnsanların hala daha birbirilerine vuruyor olması ve birbirleri ile dalaşıyor olması, sarmaş dolaş olunması için fırsatın kaçmış olmadığının da delilidir. Gözleri bağlayanlar henüz istedikleri şeye ulaşamamışlar demektir bu. Gözü bağlı olanlar sarmaş dolaş olmak için biraz daha gecikilirse böyle bir şansları da olmayabilir. Çünkü gözleri açıldığında, artık başkalarının gözleriyle bakıyor olacaklardır hayata.

Devamını Oku »

Yalandan yere yanağından öptürenlerin vay haline!

dudakYalandan yere yanağına öpücük kondurulanların sonu pek hayır olmasa gerek. Kendini sevimli göstermek isteyenler, hem yalandan yere yanaktan öpmeyi hem de kendi yanaklarından öpülmesini çok severler. İçten pazarlıklı olmanın bir gereğidir bu. Yalandan yere yanaktan öpme durumu mevzu bahis olduğunda, öpenin ve öptürenin yüzünde, alıcı ve satıcının pazarlıktan memnun olma durumunu andıran bir güleçlik ifadesi hasıl olur. ‘Alıcı’ ve ‘satıcı’ ifadesi durumun vahametini açık seçik göstermektedir.

Devamını Oku »