->
serin bir akşam üstüydü
yapraklar
kulaklarım mahallemin sütçüsünü hatırladılar
yalandan bir şaplak indi enseme
ağildim alnıma değmiş yalnız
topraklar
tutmak isterim artık kendimi kaldırmak
yerden
ısınmış ve kabuk bağlamış gövdem
dilim yarı tutulmuş ve ellerim kuru
alnım boncuk boncuk ıslanmış
terden
karışık maviydi o gün bakışın
dalgın
hayatın anlamını sormuştum evet
yürümüş yürümüş denize varmıştık
dilim damağıma yapışmış hastalanmıştım
salgın
mazi yaprağını üflerim bıraktım kavalı
sazı
lakin yine de burnuma gelmez rutubet kokusu
uzar uzar cümleler da belki boşluk korkusu
sen avuçlarımda gölge son alnımda
yazı
“akşam üstü” için 0 Yorum yapılmış.
Yorum yapın
Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.