Hızlıdır o beklide bir ışık yılı kadar uzak,ışık hızı kadar kopuk olan.Ve bunların ardına gizlenir yaşamlar.Aynanın sırrını alınca cam kalır.Camdan da kumu buluruz,deniz kıyısında .Dört basıyor ama nerede ise parmağım kırılacak…Rüzgarlar esecek ,sen rüzgar oldukça varoluş sebebi olursun kum için.Her kayaya vuruşun gücün her kum tanesi savrukluğun resmi olur,kim bile bilir ki?Dinginde eser bazen denge doğar kum ve rüzgar eksilir, ya da tam tersi!Zamanla ideale varana kadar kalırsın kırık bardaklar gibi…Hem iskelede vapur gelmedikçe mavi biriktirirsin.Maviye dalmak için bilmek yüzmeleri!
Hep kalp ve beyin önceliklerini belirler aralarında …Vakti geldiğinde destekle olurlar.Çilesi de uzatabilirler,yine de yanar gökteki yıldızlar.Alları ve pulları dökülüverir yeryüzüne sen kitap arasında bir hayalin peşine koşar durursun.’’Yol ‘’ dersin ya hep güvenli bir kaptan olmalı mı bilmem…kaptansız da gidilir çoğu zaman yolculuklara,uzasa da en fazla boyumuz kadar korkarız.Acele yok biraz sabırlı olmasını bilmeliyiz.Gördüklerimiz görününce,baktığımız yerle sizin olmak istediğiniz arasın da fark var mı bilmiyorum?İç içe geçmiş bir benlik bu ‘’Benlerin’’ arasında .Sorun da bu zaten ,anlam yüklenecek gemilerden olmak,yükün altında ezilmeden.Bir deli bile yüzler de hüzün görüyorsa bu kötü bir durum,göremediklerimiz için utanmalıyız.sürekli gülen yüzlere nasıl gül diyebiliriz ki insanlara.Kimse ağlayamıyor!
‘’Hayat beni güneşle gözlerimden öptü’’ demek güzel. Yeni yeni ısınmak fena olmadı. bulutları kovduk mu? Titrekçe uyanıp sokaklara atsak kendimizi olmaz mı? Böylece mutluluğa hüznü bulaştırırız. Hep bunu yaparız ellerimiz de olmadan,akşamı bekleyelim çıkmak için sokaklara.Kaçırmalıyız güneşten böylece günlerimiz. Aslında hiç güneş görmemiş günlerimizi kaçıramadığımız günler de bir mahzen yaşantısı bekler bizi, karalarla çevrili güneşlerden uzak… böylece yarı da kalıyoruz. Güneşin gücüne inandığımız da olum ancak becerebildiği ne de olsa ışık kadar dağılır olacağız.Gereklilik kiplerinden kurtulduğumuz da ellerimiz güneşe güneşlere değe bilecekti.Göğü delerdi boyumuz, yine de en çok korku; en fazla tatmin etmeme çalıştığımız.Bu döngü de yerimizdeyiz inatla kalıp burnundan getirmeliyiz hayatın,geceye yakışanı giydirmesini ve mavi eteklerine bulaşan gecenin esmerliği.Yorgan döşek uyku bulmuşken niyetçi tavşanlar uyandırır karaya ak gemiler yaklaşsın diyedir bu uyanış ,gemilere yük özlemimiz.Hüznün okyanus mavisi ,alabildiğine derinde izleri,Uykumuzda uyumuşuz erkenciydik bu gece.Beynimiz aç artık!

















“Aç mavi” için 0 Yorum yapılmış.
Yorum yapın