Daha dün gibi…
Dün geldim bu baş döndüren, gözlere perde çeken, kulaklarda uğultu ve yüreklerde kara lekeler oluşturan bu dünyaya. Ateşten kaçarcasına, nefesimi tutup koştum buraya… Daha dün kaçtım kendimden. Özümü arkada bırakıp kaçtım. Ruhumu almadım valizime. Kaçarcasına geldim… Daha dün gibi; ama bir ömür gibi…
Bir hikâyede anlatıldığı gibi, ruhumu geride bırakıp hızla koştum buraya. O kadar hızlı yaşadım ki; gerçekten bambaşka âlemlere daldım, alışkanlıklar değiştirdim. Beğenilerim, zevklerim, tercihlerim, sevinçlerim, üzüntülerim değişti. Evrimimi hızla tamamladım… Serzeniş (1) yazısını okumaya devam edin
Sana deniz kızı hikâyesi anlatmıştım. O sabah saçlarını okşarken aklıma düşen bir hikâye idi. Bir adam vardı, belki de bu adam bir balıkçıdır bilemiyorum. Bazen ayaklarını denizin soğuk sularında çıplatırdı, taş sektirirdi, sigarasını tellendirirdi. Ama deniz hep korktuğu bir şeydi. Maviydi, ferahtı, dalgalıydı, sonu yoktu, ama ölümcül geliyordu ona. Bu fikri hiç yenemedi. Denizin ölümcül olduğu fikrini. Deniz Kızı Hikâyesi yazısını okumaya devam edin
18. Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
19. Kahrolası nasıl da ölçtü biçti!
20. Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!
21. Sonra derin derin düşündü.
22. Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
23. Sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı ..
Kur’an-ı mecid , müddessir suresi
Dünya yanıyor. Dört bir yanında dünyanın mazlum Müslümanlar yüzlerce yıldır kan ağlıyor. Yüzlerce yıldır zalim firavunlar yerlerini yeni zalimlere bırakarak terki dünya ediyorlar. İki eli kuruyasıca ebu lehebler kıtalar dolaşıyor. Huzur yazısını okumaya devam edin
Son Yorumlar